FETHiYE __ Kelebekler Vadisi
M.O.4. Yuzyila uzanan Likya'nin Perdicia isimli yerlesim yerinin bazi kalintilari Kelebekler Vadisi Kanyonu'nun hemen ustunde yer almakta ve buradaki koy halen o zamani hatirlatan bir isimle, Faralya olarak anilmaktadir. Ancak koyun simdiki resmi adı Uzunyurt' dur. Bizans ve uzantisi Yunan yerlesimcileri tarafindan Osmanli'nin son zamanlarina kadar surdurulmus olan teraslamalarla, yamaclara uygulanan bahcecilik kulturu daha sonra Türk gocebelerine devredilmis ve bugune kadar gelmistir.
1960'li yillara kadar vadide eski donemlerde yer alan Rum yerlesimine ait kilise ve diger birkac yapi yukaridaki koylulerce gorulebilmekteydi. Vadide, gorulmemis irilikte narenciyelerin, Akdeniz'in tipik incir, sakiz, harnup, dut vs. agaclarinin, bir kisinin tasiyamayacagi irilikteki karpuzlarin yetistirildigi hafizalardadir. Hatta Faralya koyunun (Belki şuanda hicbirisi hayatta bulunmayan) en yaslilarinin ilk genclik yillarindan, vadide yasayan gizemli kadin Despina'nın asirlik yasina ragmen koye, degis tokus icin yuk dolu cuvallari kanyon duvarlarindan nasil cikardigi hatirlanir. Despina, vadideki isletmecilerin halen kullandigi tek goz evin hanimiydi. Kumsaldaki kayanin ustune oturup kanyon duvari arasindan denize batan gunesi izlerken, belki de denize acilip bir daha donmeyen denizci sevgilisini beklerdi. Gunlerden bir gun koyluler artik onu goremez oldular. Cansiz bedenini bile...
'60 li yillarda vadinin koop.'den evvelki maliki, ziraat muhendisi E.E. nin hazirladigi ziraat projesi geregi, geleneksel bahcecilik kulturunun bir park durumundaki vadinin kadim agaclari, koylulerin ''insan beli kalinliginda'' diye ifade ettikleri narenciyeleri kesilmistir. Projesi, elbette kisa zamanda cok verim veren cinsler yetistirmek, yani endustriyel tarim yapmaktan ibaretti. Bu amacla sulama havuzu ve beton kunkler insa ettirdi. O tarihlerde Olu Deniz'e ancak bir traktor yolundan ulasilabilirdi. Bu yuzden de vadideki ciftligin bakımı ihmal edildi. Geriye ise, asiri kar hirsinin ya da bir projeye sadece konvansiyonel tarim muhendisligi vizyonuyla girismenin tahrip ettigi "viran olmus bahce" kaldi.
Sonrasinda, koleksiyoncu ve fotografçı Rifat Kilar, 1978'i izleyen yillardaki vadi ziyaretlerinde, daha oncesinde ''Gudurumsü'' olarak bilinen yerel isminin degismesine yol acacak 'Kelebek Vadisi'' ismini ilk kez telaffuz etti.
1987'de H.Deniz Bayramoglu, vadide Butterflyvalley ismini kullanarak bir kamping-restoran isletmesi kurdu. Burada, turizm isletmeciligi sadece bir aracti. Amac, dogayla uyumlu bir yasam modelinin temellerini atmak ve bunu uluslar arasi platformlarda paylasmakti. Basta müzisyen Nezih Topuzlu ve bir grup dogasever ile birlikte adeta vadiyi koruma misyonunu ustlendiler. Bolgedeki imar yasaklarinin surdurulebilir bir koruma için yetersiz oldugundan hareketle, dengeli-optimum kullanimi dislamayan hatta dogasi geregi de kendisini koruyan bu mekani, bir egitim modeli gibi degerlendirerek, dogaya uyumlu farkli dusunce ve hareketleri iceren bir faaliyet merkezi olusturulmaya calisildi.
Yillar gectikce vadi, iyice taninmaya ve dolayisiyla kitle turizminin zararlarindan etkilenmeye baslasa da halen vadiyi koruma mucadelesi tum hiziyla ve yuksek kira bedelleri odenmesine ragmen, kazanc esasli dusunceye dayanmayan bir isletmenin katkilarıyla surdurulmekte.