İzmir’de Kış Ortası Su Kuşu Sayımları’nda 10 alanda 54 türden 52 bin 803 su kuşunun tespit edildi.Ege Doğal Yaşamı Koruma Derneği Üyesi, Kuş Araştırmacısı ve gözlemcisi Orhan Gül, Uluslararası Sulak Alanları Koruma Kurumu (Wetlands International) tarafından organize edilen küresel ölçekteki sayımların, Türkiye’deki bölümünü merkezi Ankara’da bulunan Doğa Derneği’nin Çevre ve Orman Bakanlığı ile koordineli şekilde organize ettiğini belirtti.

KOSKS’un her yıl kuzey yarım kürede, su kuşlarının göç hareketlerinin en aza indiği ocak-şubat aylarında yapıldığını hatırlatan Gül, İzmir ve civarında bu sayımların koordinatörlüğünü Ege Doğal Yaşamı Koruma Derneği’nin yaptığını anlattı.

İzmir Çevre ve Orman Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ile işbirliği halinde İzmir Kuş Cenneti (Gediz Deltası), İzmir İç Körfezi, Çakalburnu Dalyanı, Çeşme Alaçatı Körfezi, Aliağa Kuş Cenneti, Çaltılıdere, Bakırçay Deltası, Küçük Menderes Deltası, Belevi Sazlıkları ve Tahtalı Barajı olmak üzere 10 alanda sayımların gerçekleştiğini ifade eden Orhan Gül, şu bilgiyi verdi:”İzmir genelinde en çok sayılan 3 kuş türü flamingo, Karabaş martı ve Gümüş martı oldu. Bu çalışmada 20 bin 975 flamingo, 7 bin 739 Karabaş martı, 5 bin 091 Gümüş martı saptandı. Öte yandan nesli tehlike altında olan Tepeli Pelikan da İzmir sınırları içinde 300 birey olarak sayılmıştır. Bu çok önemli bir gelişmedir. Gediz Deltası’nda toplam su kuşu sayısı 37 bin 305′tir. Sulak alanları ve su kuşlarını koruyabilmek için, su kuşlarının sayısını ve yaşam alanlarını belirlemek önemlidir. Bu sayımların amacı, bölgemizde bulunan toplam kuş sayısını, her bir türün kısa ve uzun vadede gösterdiği sayıca değişimi ve türlerin kış aylarındaki biyocoğrafik dağılımını belirlemektir.”

Su kuşlarının, sulak alanlarda yaşayan ve ekolojik değişimlere en çabuk yanıt veren türlerden olmaları nedeniyle, sulak alanların ekolojik yapısında meydana gelen değişimleri belirlemek ve izlemek için gösterge (indikatör) türler olarak kabul edildiğini belirten Gül, su kuşları sayesinde elde edilen bilgilerle, sulak alanların çok daha etkili biçimde korunabildiğini savundu.

2010 yılında yapılan Kış Ortası Su Kuşu Sayımları sonuçlarına bakıldığında, önceki senelere göre su kuşu sayısının genellikle benzer olduğunun saptandığını dile getiren Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:”Ancak İzmir Kuş Cenneti’nde su kuşu sayısının daha az olduğu belirlenmiştir. Bunun nedenleri arasında, 2009 sonbahar dönemiyle başlayan ve 2010 yılında devam eden aşırı yağmurlar nedeniyle bölgemizdeki sulak alanların fazlasıyla su tutması ve su kuşlarının geniş bir coğrafyaya yayılması başı çekmektedir. Özellikle kum kuşları, yağmur kuşları ve balıkçıllar gibi çamur ve kum düzlüklerine bağımlı türlerin sayısında görülen azalma bu duruma örnek teşkil etmektedir. Sayım sonuçlarına bakıldığında, sığ sularda gözlenen yüzey ördekleri ve balıkçıllar ile sulak alanların kıyılarında gözlenen kıyı kuşlarının sayıca az oldukları görülmüştür. Sulak alanların aşırı derecede suyla dolması nedeniyle bu türler farklı bölgelere gitmekte ya da sulak alanların civarında barınıp, beslenmektedirler. Öte yandan özellikle Gediz Deltası’nda yapılan sayımlar esnasında kuvvetli sağanak yağmur ve kuvvetli rüzgarın görüş açısıyla birlikte sayımı zorlaştırmış olması da sayıdaki düşüşün bir diğer nedenidir.”

http://www.ntvmsnbc.com/id/25067529/