<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Coğrafya = Geobilim</title>
	<atom:link href="http://www.geobilim.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.geobilim.com</link>
	<description>Coğrafya Siteniz..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 06:03:56 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<image>
<link>http://www.geobilim.com</link>
<url>http://www.geobilim.com/wp-content/plugins/maxblogpress-favicon/icons/favicon-74.ico</url>
<title>Coğrafya = Geobilim</title>
</image>
		<item>
		<title>Buzulların Maliyeti</title>
		<link>http://www.geobilim.com/buzullarin-maliyeti.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/buzullarin-maliyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 06:03:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomik Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Klimatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Alaska Fairbanks Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[buzullar]]></category>
		<category><![CDATA[Eban Goodstein]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kutbu]]></category>
		<category><![CDATA[metan gazı]]></category>
		<category><![CDATA[Pew Çevre Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Sibirya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1579</guid>
		<description><![CDATA[Buzulların erimesinin küresel tarım, emlak ve sigorta sektörlerine zararı, 2050’ye dek en az 2.4 trilyon dolar olacak ve 24 trilyon doları bulacak. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’nin 2007 tarihli raporunu güncelleyen yeni çalışması yayınlandı.
Çalışma, iklim değişikliğinin insan aktiviteleri sonucu ortaya çıkan sera gazından kaynaklandığını bir kez daha ortaya koydu.
Gezegen&#8217;in Geleceği adlı radyo programında gelişmeleri anlatan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignright" title="buzullar" src="http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/K%C3%BCresel%20Is%C4%B1nma/buzul/GlaFig23A_Muir_1980LG%5B1%5D.hlarge.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>Buzulların erimesinin küresel tarım, emlak ve sigorta sektörlerine zararı, 2050’ye dek en az 2.4 trilyon dolar olacak ve 24 trilyon doları bulacak. <span id="more-1579"></span></strong>Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’nin 2007 tarihli raporunu güncelleyen yeni çalışması yayınlandı.</p>
<p>Çalışma, iklim değişikliğinin insan aktiviteleri sonucu ortaya çıkan sera gazından kaynaklandığını bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>Gezegen&#8217;in Geleceği adlı radyo programında gelişmeleri anlatan Dr. Uygar Özesmi şunları söylüyor: Çalışmada, her kıtada, okyanus içi ve üstü sıcaklık ölçümleri yapıldı. Ayrıca daha önce yapılan 100 bilimsel çalışmadan da yararlanıldı. Sonuçlar, okyanusların ısındığını gösteriyor. Ayrıca buna bağlı olarak da, buharlaşma ve suyun tuzluluk oranının yıllar içinde arttığına işaret ediyor. Ayrıca, ortalama sıcaklıkların 1980’den bu yana en az 0.5 derece arttığı, her on yıllık sıcaklık artışının en az 0.2 olduğu da, çalışmanın sonuçları arasında. </p>
<p>Bu arada buzullar erimeye devam ediyor. Dünya artık Alaska’daki Çıkış Buzulu adı verilen buzul için fazla sıcak. Çıkış Buzulu, diğer buzullar gibi, geçtiğimiz 200 yılda 4 km’den fazla eridi. Alplerin en geniş buzulu Aletsch Buzulu da, 150 yıldır küçülmeye devam ediyor. İsviçre Buzul Takip Ağı, 2008’de 79 İsviçre buzulunun hızla küçüldüğünü açıkladı. New South Wales Üniversitesi’nin araştırmasına göre ise, eriyen buzullar nedeniyle deniz seviyesi yılda 1.2 mm yükseliyor. Bu da 2100’de denizlerin 55 cm yükselmiş olacağını gösteriyor. 2100’ün sonuna kadar, deniz seviyesinden 5000 metre yüksekte olan buzulların yok olacağının da altı çiziliyor.</p>
<p>Pew Çevre Grubu tarafından finanse edilen ve onlarca bilim insanıyla ekonomistin katkılarıyla hazırlanan rapor, buzulların erimesinin maliyetini ortaya koyan ilk çalışma. Rapora göre, buzulların erimesinin küresel tarım, emlak ve sigorta sektörlerine zararı, 2050’ye dek en az 2.4 trilyon dolar olacak ve 24 trilyon doları bulacak. Raporu hazırlayanlardan ekonomist Eban Goodstein, Kuzey Kutbu’nun dünyanın “kliması” olduğuna değindi. Eriyen buzullar, deniz seviyesini yükseltecek, sellere ve aşırı sıcak dalgalarına neden olacak. Rapora göre, şu anda bu olayların dünyaya yıllık maliyetinin 61-371 milyar dolar. Buzulların erimesinin tüm faaliyetlerin doğrudan etkilerinden daha tehlikeli olması ise, eridikçe atmosfere yayılan metan gazı. Metan gazı, iklim değişikliğinde karbon diyoksitten 21 kat daha etkili. Tam da bu noktada, korkulanın gerçekleştiğini gösteren başka bir çalışma yapıldı. Alaska Fairbanks Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Sibirya’nın uzun yıllardır donmuş deniz yatağından büyük miktarlarda metan gazı salımı gerçekleştiğini gösteriyor. Zaten bunu dışardan görmek de mümkün, çünkü suyun üstünde kabarcıklar var. Araştırmaya göre Sibirya’nın deniz yatağından yılda 8 milyon ton metan gazı atmosfere yayılıyor. Oysa ki bilim insanları, bir yılda tüm dünyadan atmosfere yayılan metan gazı miktarının tamamının bu kadar olduğunu sanıyorlardı. Çalışma için, Doğu Sibirya’da 5000 alanda 2003-2008 arasında ölçümler yapıldı. Şu anda, Kuzey Kutbu’nda metan gazı yoğunluğu, son 400 bin yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/id/25067134</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/buzullarin-maliyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çevre Yatırımları Artacak&#8221;</title>
		<link>http://www.geobilim.com/cevre-yatirimlari-artacak.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/cevre-yatirimlari-artacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:53:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[ab]]></category>
		<category><![CDATA[Haluk Özdalga]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1576</guid>
		<description><![CDATA[TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga: “Çevre yatırımlarının önü açılacak!&#8221;AKP Ankara milletvekili, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga, Türkiye’nin çevre faslını AB ile müzakerelere açmasıyla, çevre yatırımlarının önünü açacak yasal düzenlemelerin de hızlanacağını kaydetti.
REC Türkiye tarafından 5 Mart’ta Ankara’da gerçekleştirilen &#8220;Avrupa Birliği Müzakerelerinde Çevre Faslı Müzakerekleri: Türkiye için Fısatlar ve Zorluklar” başlıklı konferansta konuşan Özdalga, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><a rel="attachment wp-att-1191" href="http://www.geobilim.com/cografyamiz-hakkinda-ilginc-bilgiler.html/logo-geobilim1"><img class="alignleft size-full wp-image-1191" title="logo geobilim1" src="http://www.geobilim.com/wp-content/uploads/2009/09/logo-geobilim1.JPG" alt="" width="250" height="150" /></a><strong>TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga: “Çevre yatırımlarının önü açılacak!&#8221;</strong><span id="more-1576"></span>AKP Ankara milletvekili, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga, Türkiye’nin çevre faslını AB ile müzakerelere açmasıyla, çevre yatırımlarının önünü açacak yasal düzenlemelerin de hızlanacağını kaydetti.</p>
<p>REC Türkiye tarafından 5 Mart’ta Ankara’da gerçekleştirilen &#8220;Avrupa Birliği Müzakerelerinde Çevre Faslı Müzakerekleri: Türkiye için Fısatlar ve Zorluklar” başlıklı konferansta konuşan Özdalga, AB üyelik süreci ideal düzeyde gitmese de çevre faslının açılmasının bu sürece iyi anlamda katkıda bulunacağını belirtti.</p>
<p>Euroactiv&#8217;in haberine göre müzakerelerin yol haritası çerçevesinde 3 ana başlık üzerinden gideceğini söyleyen Özdalga bu başlıkları şu şekilde sıraladı.</p>
<p>1-      Mevzuat çalışması: AB çevre mevzuatının ele alınması, ve Türkiye’nin mevzuatının uyumlu hale getirilmesi. Özdalga’ya göre çevre alanında uyumlaştırılması gereken 300’den fazla mevzuat duruyor. Bunların bir kısmı kolay altından kalkılabilir, bir kısmı ciddi uğraş gerektiriyor (örneğin su, kimyasallar direk.). Bu konuda çalışmalar çevre faslı açılmasından önce başladığını da hatırlatan Özdalga, müzakerelerle birlikte tüm çalışmaların artan yoğunlukta sürdürüleceğini kaydetti. Özdalga, “Kolay olmayacak ama altından kalkarız, kendimize güveniyoruz” diye konuştu.</p>
<p>2-      Fiziki yatırımların gerçekleştirilmesi . 2007-2023 arası öngörülen harcama miktarının 60-70 milyar Euro olduğunu ancak bu miktarlar hesaplanırken o zamanlar gündemde olmayan gürültü, kimyasallar, ambalajlar, deniz ve kıyı sorunları masraflarının dahil edilmediğini belirtti. . Toplamda asgari 80 milyar euroluk bir yatırım gerekeceğini bu miktarın büyük kısmını su ve katı atık yönetiminin oluşturacağını bildirdi.</p>
<p>3- Kurumsal kapasite geliştirme. Özdalga kurumsal kapasite geliştirilmeden ne mevzuat başarılı biçimde adapte olur,ne de fiziki yatırımlar gerçekleşir  dedi ve  bunun için ulusal çevre ajansının kurulacağını. Bakanlığın bu konuda ileri aşamaya gelmiş bir çalışması olduğunu kaydetti.</p>
<p>Ulusal Çevre Ajansı, yapılan çevre yatırımlarının ve kabul edilen mevzuatın uygulanmasının izlenmesi, doğrulanması, raporlanması, gerekirse müeyyidelerin uygulanmasını sağlayacak bir kurum olacak.</p>
<p>Özdalga daha sonra çevre faslının getireceği en az 80 milyar euroluk maliyetin nasıl karşılanabileceğini belirtti. Buna göre, merkezi bütçe harcamalar, belediye bütçelerinden yapılacak harcamalar , özel sektörün kendi kirlettiği unsurlarla ilgili yapacakları harcamalar ,AB ve AB dışı kurumlardan  gelecek katkılar, ikili anlaşmalardan gelecek dış katkılarla bu maliyeti finanse etmek mümkün.</p>
<p>Özdalga, çevre konusuna yatırım yapmak isteyenlerin önünün daha da açılacağını kaydetti. “Yap işlet devret “  yönteminin yasal mevzuatı olduğunu, bunu değiştirerek önünün daha da açılması ve daha cazip hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Özdalga,  özel sermayenin önü açılabilirse , özellikle su ve katı atıkta,  80 milyar euroluk yatırımın kolay ve hızlı biçimde gerçekleştirebileceği yorumunda bulundu.</p>
<p>Bununla birlikte Özdalga TBMM iç tüzüğünde değişiklik yapılmasının ve yasal değişikliklerde STK’ların katılımının artırılmasının çalışmalarının sürdüğünü ifade etti ve ekledi:</p>
<p>“Türkiye olumlu yönde çok hızlı bir değişim geçiriyor. Bu değişim Türkiye’ye özgü değil, tüm dünya değişiyor. Tarihin akışının hızlandığı bir dönemde yaşıyoruz. Umarız AB hedefini başaracağız. Cumhuriyet  Dönemi’nin en önemli projesi  olan AB üyeliğini başarmak Türkiye  için büyük bir hedef olduğu kadar, AB için de çok olumlu sonuçlar doğrucak. AB üyeliğini oradan bazı maddi menfaatler kazanmak, AB’ ye yük olmak için istemiyoruz. Türkiye, AB yükünü ortak olarak omuzlayacak kapasitede bir ülkedir. Türkiye’nin AB üyeliği hem AB hem Türkiye için çok olumlu sonuçları olacağına inanıyorum. Çevre faslının da o noktada atılmış önemli bir adım olduğu fikrindeyim.”</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/id/25066570/</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/cevre-yatirimlari-artacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boğaziçi Köprüsü Kararacak!</title>
		<link>http://www.geobilim.com/bogazici-koprusu-kararacak.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/bogazici-koprusu-kararacak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[dünya saati]]></category>
		<category><![CDATA[Earth Hour]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[WWF]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1574</guid>
		<description><![CDATA[Boğaziçi Köprüsü, &#8220;küresel ısınma ile mücadele&#8221; için kararacak&#8230;WWF tarafından küresel ısınmayla mücadele amacıyla bu sene dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Dünya Saati (Earth Hour) Kampanyası 27 Mart 2010 Cumartesi günü 20:30-21:30 saatleri arasında yapılıyor.
Kampanya kapsamında ışıklarını bir saatliğine söndürecek Empire State Binası, Tapei 101 Gökdeleni,  Eyfel Kulesi, Buckingham Sarayı gibi dünyaca ünlü yapılara bu sene güvenlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignright" title="bogazici" src="http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/D%C3%BCnyay%C4%B1%20Kirletenler/yerler/OnderYILDIZ-BogaziciKoprusu.hlarge.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>Boğaziçi Köprüsü, &#8220;küresel ısınma ile mücadele&#8221; için kararacak&#8230;<span id="more-1574"></span></strong>WWF tarafından küresel ısınmayla mücadele amacıyla bu sene dördüncüsü gerçekleştirilecek olan Dünya Saati (Earth Hour) Kampanyası 27 Mart 2010 Cumartesi günü 20:30-21:30 saatleri arasında yapılıyor.</p>
<p>Kampanya kapsamında ışıklarını bir saatliğine söndürecek Empire State Binası, Tapei 101 Gökdeleni,  Eyfel Kulesi, Buckingham Sarayı gibi dünyaca ünlü yapılara bu sene güvenlik harici aydınlatmaları kapatılacak olan Boğaziçi Köprüsü de ekleniyor. Dünya Saati Kampanyası’na bu yıl tüm dünyadan 6.000 ilçe, şehir ve belediyeden bir milyar insanın katılması bekleniyor.</p>
<p>2007 yılında Avustralya’da başlayan ve 2008’de küresel bir harekete dönüşen Dünya Saati (Earth Hour), 2009 yılında bir rekora imza attı ve dünya çapında yürütülen en büyük kampanya olarak anılmaya başlandı. Milyonlarca insanın destek verdiği kampanyanın amacı, ışıkları bir saatliğine kapatarak küresel ısınmayla mücadele konusunda görsel bir mesaj göndermek.  Küresel ısınmayla mücadelenin ancak toplumun her kesimi tarafından benimsendiği takdirde başarıya ulaşılabileceğini belirten WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak; “Dünya Saati 2010, Türkiye’nin küresel ölçekte yaratılan bu değişimin içinde yer alması için büyük bir fırsat. Dünya Saati Kampanyası kapsamında Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan Boğaziçi Köprüsü’nün ışıkları kapatılıyor. Bireylerin, şirketlerin, belediyelerin ve yerel yönetimlerin desteğiyle Türkiye’nin dört bir yanında 27 Mart 2010 Cumartesi günü 20:30-21:30 saatleri arasında ışıkların sönmesini bekliyoruz.” dedi.</p>
<p>WWF-Türkiye, küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında bulunan ülkemizin  iklim değişikliğine uyum sağlamasına ve iklim değişikliği konusunda toplumsal farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapıyor.</p>
<p>Şubat ayı itibariyle kampanyaya katılacağını katılacağını bildiren belediyeler arasında, Kadıköy Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, Balıkesir Susurluk Belediyesi yer alıyor. WWF-Türkiye; binlerce kişinin ve yüzlerce şirketin Dünya Saatine katılım bildirdiğini, 27 Mart 20:30’da başta İstanbul olmak üzere pek çok ilde ışıkların 1 saatliğine kapatılacağını belirtiyor.</p>
<p>WWF-Türkiye, tüm bireyleri, şirketleri, belediyeleri ve yerel yönetimleri, Türkiye’nin en önemli sembollerinden biri olan Boğaziçi Köprüsü ile birlikte 27 Mart 2010 tarihinde 20:30-21:30 saatleri arasında ışıklarını bir saatliğine kapatmaya ve iklim değişikliğiyle mücadele için yaşam tarzımızda yapabileceğimiz küçük değişiklikleri düşünmeye davet ediyor. Kampanya hakkında detaylı bilgi ve katılım formu www.wwf.org.tr adresinde yer alıyor.</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/bogazici-koprusu-kararacak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Tarım ve Hayvancılık Dünyayı Yokediyor.&#8221;</title>
		<link>http://www.geobilim.com/tarim-ve-hayvancilik-dunyayi-yokediyor.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/tarim-ve-hayvancilik-dunyayi-yokediyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 14:39:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Su Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[su kirliliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1572</guid>
		<description><![CDATA[Çin hükümetinin yeni yayınladığı rapora göre ülkede tarım ve hayvancılık sektörü, suyu fabrikalardan yani sanayiden daha çok kirletiyor.570 bin kişinin katıldığı iki yıllık araştırma, Çin hükümetinin konuyla ilgili ilk ciddi ve sansürlenmemiş açıklaması olarak kabul ediliyor.
Daha önce ki Tarım Bakanlığı’nın raporlarını da geçersiz kılıyor. Ayrıca, bacalardan tavuk kümeslerine, ahırlardan meyve bahçelerine kadar her alanda hukuki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignleft" title="tarim" src="http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/Organik%20Ya%C5%9Fam/Ciftci.hlarge.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>Çin hükümetinin yeni yayınladığı rapora göre ülkede tarım ve hayvancılık sektörü, suyu fabrikalardan yani sanayiden daha çok kirletiyor.</strong><span id="more-1572"></span>570 bin kişinin katıldığı iki yıllık araştırma, Çin hükümetinin konuyla ilgili ilk ciddi ve sansürlenmemiş açıklaması olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Daha önce ki Tarım Bakanlığı’nın raporlarını da geçersiz kılıyor. Ayrıca, bacalardan tavuk kümeslerine, ahırlardan meyve bahçelerine kadar her alanda hukuki düzenleme yapılması gerektiğini gözler önüne seriyor.</p>
<p>Araştırmaya göre, tarımsal faaliyetler, ülkenin fosfor atığının %67’sinden, azot atığının %57’sinden sorumlu. Ayrıca çalışma, tarım ilaçlarının üretimi arttırsa bile çevreye çok büyük zarar verdiğini gösteriyor. Çin, yüzölçümünün %7’sini tarıma ayırarak dünya nüfusunun %22’sini besliyor.</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/id/25056661/</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/tarim-ve-hayvancilik-dunyayi-yokediyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>27 Mart&#8217;ta 1 Saat Karanlıkta Kalacağız</title>
		<link>http://www.geobilim.com/27-martta-1-saat-karanlikta-kalacagiz.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/27-martta-1-saat-karanlikta-kalacagiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 12:54:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Klimatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[20.30- 21.30]]></category>
		<category><![CDATA[27 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[küresel harekat]]></category>
		<category><![CDATA[WWF]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1570</guid>
		<description><![CDATA[YERYÜZÜNDE 1 milyar insan, 27 Mart Cumartesi günü, 100’den fazla ülkede
küresel ısınmayla mücadele için, küresel eylem yapacak. 20.30- 21.30 saatleri arasında dünyanın hemen her yerinde ışıklar kapatılarak küresel ısınma kampanyalarına destek verilecek. Dünya Doğayı Koruma Vakfım Türkiye’nin (WWF Türkiye) belirttiğine göre, küresel iklim değişikliği konusunda, geçen aralık ayında Kopenhag’daki Birleşmiş Milletler Zirvesi’nin tüm dünyada hayal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignright" title="global warning" src="http://www.geobilim.com/images/04_EH_Stratul%20de%20ozon.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>YERYÜZÜNDE 1 milyar insan, 27 Mart Cumartesi günü, 100’den fazla ülkede<br />
küresel ısınmayla mücadele için, küresel eylem yapacak. 20.30- 21.30 saatleri arasında dünyanın hemen her yerinde ışıklar kapatılarak küresel ısınma kampanyalarına destek verilecek.</strong> <span id="more-1570"></span>Dünya Doğayı Koruma Vakfım Türkiye’nin (WWF Türkiye) belirttiğine göre, küresel iklim değişikliği konusunda, geçen aralık ayında Kopenhag’daki Birleşmiş Milletler Zirvesi’nin tüm dünyada hayal kırıklığı yaratması, bu yılki eylemi daha da anlamlı kılıyor. Küresel eyleme kişisel ve kurumsal olarak katılmak mümkün.<br />
Geçen yıl birçok büyük şirket, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de eyleme katılmıştı. Ayrıntılı bilgi WWF Türkiye’nin internet sitesinden alınabilir.</p>
<p><strong>Soner ÖZCAN/ANTALYA/ AHT</strong></p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/27-martta-1-saat-karanlikta-kalacagiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşmanı İnsan</title>
		<link>http://www.geobilim.com/dusmani-insan.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/dusmani-insan.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 12:45:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[akşehir]]></category>
		<category><![CDATA[eber]]></category>
		<category><![CDATA[Küçüködük]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Küçüködük]]></category>
		<category><![CDATA[P.H. Davis]]></category>
		<category><![CDATA[piya]]></category>
		<category><![CDATA[Thermopsis turcica]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1568</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de, üçte biri bu coğrafyaya özgü yaklaşık 10 bin bitki türü yaşıyor. Bunlar arasından 152 çiçek türünün neslini sürdürebilmesi, üzerlerindeki insan baskısının kalkmasına bağlı. National Geographic Türkiye&#8217;den&#8230;Daha önce böyle bir bitki görmemişti&#8230;
Konya Selçuk Üniversitesi&#8217;nden genç botanikçi Mustafa Küçüködük&#8217;ün, 1982 yılında Akşehir Gölü kenarında bulduğu bitkinin boyu yaklaşık 1 metreye ulaşıyordu.
Gösterişli sarı çiçekleri, dik gövdesindeki yumuşak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignleft" title="ecology" src="http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/Hayvanlar%20Alemi/bitki/konu_buyuk_1%5B1%5D.hlarge.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>Türkiye&#8217;de, üçte biri bu coğrafyaya özgü yaklaşık 10 bin bitki türü yaşıyor. Bunlar arasından 152 çiçek türünün neslini sürdürebilmesi, üzerlerindeki insan baskısının kalkmasına bağlı. National Geographic Türkiye&#8217;den&#8230;<span id="more-1568"></span></strong>Daha önce böyle bir bitki görmemişti&#8230;</p>
<p>Konya Selçuk Üniversitesi&#8217;nden genç botanikçi Mustafa Küçüködük&#8217;ün, 1982 yılında Akşehir Gölü kenarında bulduğu bitkinin boyu yaklaşık 1 metreye ulaşıyordu.</p>
<p>Gösterişli sarı çiçekleri, dik gövdesindeki yumuşak yaprakların üzerinde üst üste dizilmiş halde göğe yükseliyordu. </p>
<p>Ait olduğu Baklagiller familyasındaki diğer bütün bitkilerden farklı bir çiçek ve meyve yapısına sahipti. Baklagillerin dünyada yetişen 20 bin kadar türünde, her çiçekten bir meyve oluşmasına rağmen bu bitkinin her çiçeğinden 3, hatta 4 meyve oluyordu. Keşfedilen bitki bu özelliğiyle dünyadaki akrabaları içinde tekti ve sadece Akşehir Gölü çevresinde yetişiyordu. Köylüler bu endemik bitkiye piyan diyordu.</p>
<p>Onlara göre bir özelliği yoktu; onunla ne hayvanlarını besleyebiliyorlardı ne de şifa için kullanıyorlardı. Ama insanlar için önemi yokmuş gibi görünen bu türün, henüz bilim insanları bir açıklama getiremese de her canlı gibi, ekolojik döngüde var oluşunun bir nedeni var. Genç botanikçi, bilimsel adlandırmanın yapılabilmesi için piyanı, o sırada Türkiye Florası&#8217;nın yazıldığı Edinburgh Kraliyet Botanik Bahçesi&#8217;ne gidecek olan Mecit Vural&#8217;a verdi. Vural, Türkiye Florası kitabının editörü P.H. Davis&#8217;in ve asistanı Kit Tan&#8217;ın da yardımıyla bu bitkiye Thermopsis turcica adını vererek tüm dünyaya tanıttı.</p>
<p>Daha sonra Doğal Hayatı Koruma Derneği uzmanları aynı bitkinin Eber Gölü kıyısında da yetiştiğini saptadı. Böylece bitkinin yayılışı az da olsa genişlemişti. İzleyen yıllarda Küçüködük ile Eber ve Akşehir gölleri çevresinde araştırma yapan botanikçilerin gözü bu bitkinin üzerinden hiç ayrılmadı. Bu gözlemlerden birinde Küçüködük, bitkinin tarla açma faaliyetleri sırasında tahrip edildiğinin farkına vardı. Eber ve Akşehir&#8217;in sularının kurak mevsimde çekilmesi ve taban suyunun düşmesi de bitkiyi tükenme tehlikesiye karşı karşıya bırakıyordu. Bu nedenle küçük bir alanda yayılış gösteren Thermopsis turcica, Tehlike Altındaki Türler Kırmızı Listesi&#8217;nde &#8220;yok olmak üzere&#8221; (CR) olan türler kategorisine dahil edildi. Piyanın tehdit altında olması belki de insanın &#8220;kendisine doğrudan, görünür bir yarar sağlamayanı dışlama&#8221; alışkanlığının bir yansıması. Ancak tehdit altındaki bitkiler listesine baktığımızda insanın kendisine yarar sağlayan bitkilere de aynı şekilde davrandığını görmek mümkün.</p>
<p>Yazının devamı National Geographic Türkiye&#8217;nin mart sayısında&#8230;</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/dusmani-insan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekolojik Yaşam Merkezi Açılıyor</title>
		<link>http://www.geobilim.com/ekolojik-yasam-merkezi-aciliyor.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/ekolojik-yasam-merkezi-aciliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 07:04:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[Projeler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Buğday Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Kaz Dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Küçükkuyu]]></category>
		<category><![CDATA[Yenilenebilir Enerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1565</guid>
		<description><![CDATA[Kaz Dağları&#8217;nın eteklerinde, Küçükkuyu&#8217;da Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi açılıyor. Merkez, insanın doğa üzerindeki yükünü en aza indirmeyi, bu yönde çözümler üretmeyi ve bunları paylaşmayı amaçlıyor.Buğday Derneği’nin kendi öz kaynakları ile ayakta duran kırsal bir model oluşturmak ve yöresel, ekolojik ve diğer doğa dostu üretimler konusunda eğitim çalışmaları türütmek amacıyla Küçükkuyu Çamtepe’de kurduğu Çamtepe Ekolojik yaşam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignright" title="ekoloji" src="http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/Organik%20Ya%C5%9Fam/bina/2b37d8d7-1fee-4dd2-846f-0b64abf29e03%5B1%5D.hlarge.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>Kaz Dağları&#8217;nın eteklerinde, Küçükkuyu&#8217;da Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi açılıyor. Merkez, insanın doğa üzerindeki yükünü en aza indirmeyi, bu yönde çözümler üretmeyi ve bunları paylaşmayı amaçlıyor.<span id="more-1565"></span></strong>Buğday Derneği’nin kendi öz kaynakları ile ayakta duran kırsal bir model oluşturmak ve yöresel, ekolojik ve diğer doğa dostu üretimler konusunda eğitim çalışmaları türütmek amacıyla Küçükkuyu Çamtepe’de kurduğu Çamtepe Ekolojik yaşam Merkezi 21 Mart’ta açılıyor.</p>
<p>Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi, Buğday Derneği&#8217;nin 17 yıllık kırsal deneyimlerini yerel uygulamalara dönüştürmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda ekolojik yaşamın her alanında eğitim çalışmalarına ve alternatif yaşam modelleri oluşturulmasına hizmet edecek. Doğa dostu ve yerel malzemelerle, imece usuluyle inşa edilmiş olan merkez binasında ekolojiyle ilgili etkinlikler, kurslar, söyleşi ve atölyeler gerçekleştirilecek.</p>
<p>Çamtepe Ekolojik Yaşam Merkezi için açılan internet sitesinde merkezin hedefleri şöyle anlatılıyor:</p>
<p>Yaşamlarımız boyunca doğa üzerinde bıraktığımız olumsuz etkiyi en aza indirebilmenin yollarını<br />
Ve bıraktığımız olumsuz etkinin olumluya çevrilebileceğini göstermek;<br />
Bu yönde çözümler oluşturmak,<br />
Var olan çözümleri paylaşarak çoğalmasını sağlamak amacıyla oluşturuldu.<br />
Çamtepe Ekolojik Yaşam Eğitim, Araştırma, Uygulama ve Gösterim Merkezi, Buğday Derneği’nin bir grup çalışanı tarafından oluşturulmakta olan ekolojik yerleşimin bir parçası olarak hayata geçmektedir. Merkez, Dernek’le bağlantılı olarak ekolojik yaşamın her alanında, değişik hedef kitlelerine yönelik eğitim programlarına, uygulama çalışmalarına ve toplantılara ev sahipliği yapacak ve çok sayıda insanı ağırlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bütünüyle ekolojik prensiplere uygun şekilde inşa edilmiş olan Merkez, bir müze olmaktan çok, içinde sürülen yaşamla, doğa ile barışık, kendi içinde yeterli, döngüleri tamamlanan bir yaşamın mümkün olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla araştırma, uygulama, gösterim ve eğitimlerin düzenleneceği Merkez’in:Geleneksel teknolojinin kullanıldığı veya sergilendiği (karasaban gibi geleneksel doğru uygulamaların yayımının yapıldığı) veya bilgisinin paylaşıldığı;<br />
Alternatif teknolojinin kullanıldığı veya sergilendiği veya bilgisinin paylaşıldığı;<br />
Enerji ihtiyacının doğal sınırlara çekildiği ve enerjisinin yenilenebilir kaynaklarla karşılandığı;<br />
Kullanılan her türlü malzemenin üretim süreçleri ve doğaya maliyetini açıklayan;<br />
Mimari anlamda ekolojik kurallara uygun bir mekân olması hedeflenmektedir.</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/id/25063764</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/ekolojik-yasam-merkezi-aciliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Nükleer Rus Ruleti&#8221;</title>
		<link>http://www.geobilim.com/nukleer-rus-ruleti.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/nukleer-rus-ruleti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 07:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Belarus]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santral]]></category>
		<category><![CDATA[Volgodonsk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1563</guid>
		<description><![CDATA[Greenpeace: &#8220;Belarus hükümet kaynaklarına göre Volgodonsk nükleer santralinde arızalı parçalar bulundu.&#8221;Greenpeace Akdeniz&#8217;den Rus nükleer endüstrisi ile ilgili bir açıklama yapıldı. Açıklamada şu sözlere yer verildi:
Belarus hükümet kaynaklarına göre Volgodonsk nükleer santralinde arızalı parçalar bulundu. Rosatom kaynaklarına göre, küçük bir santralde kullanılan bozuk parçalar, 2009 Aralık ayından beri başgösteren bir dizi acil durumdan sonra yapılan denetimlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignleft" title="nukleer" src="http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/%C3%87evre%20Bilim/enerjibilim/post-3-12605379733909%5B1%5D.hlarge.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>Greenpeace: &#8220;Belarus hükümet kaynaklarına göre Volgodonsk nükleer santralinde arızalı parçalar bulundu.&#8221;<span id="more-1563"></span></strong>Greenpeace Akdeniz&#8217;den Rus nükleer endüstrisi ile ilgili bir açıklama yapıldı. Açıklamada şu sözlere yer verildi:</p>
<p>Belarus hükümet kaynaklarına göre Volgodonsk nükleer santralinde arızalı parçalar bulundu. Rosatom kaynaklarına göre, küçük bir santralde kullanılan bozuk parçalar, 2009 Aralık ayından beri başgösteren bir dizi acil durumdan sonra yapılan denetimlerde ortaya çıktı. Bundan önce de Novovoronezh ve Kalinin nükleer enerji santrallerinde bazı arızalı parçalar tespit edilmiş ve Rusya’nın inşa ettiği Tianwan nükleer santrali de cezaya çarptırılmıştı.</p>
<p>İki ayda 3 arıza!</p>
<p>19 Aralık 2009’da Volgodonsk santralinin ikinci ünitesi de fiziki olarak faaliyete geçti. Halihazırda yakıt dolu ve yakında elektrik üretimine geçmeye hazır olan santralde, skandallar da beraberinde geldi: Elektrik üretmesi gereken donanımlar hiç üretime geçmedi. Nükleer tehdide dönüşen tesislerde üreticisi belli olmayan ekipmanların kullanıldığı ortaya çıktı. 26 Aralık 2009’da yani fiziksel faaliyetten iki gün sonra meydana gelen kazada; Kısa devre koruma sistemlerinin devreye girmesi sebebiyle 1 numaralı tribün şebeke bağlantısını kesti. Kazanın sebebi ise hızlı bir şekilde bulundu; jenaratörler ve transformatörler arasında kullanılan izolatörlerin arızalı olmasıydı.</p>
<p>Bu kazayı bir başkası izledi. 10 Ocak 2010’da buhar jenaratöründe arıza tesbit edildi; arıza buhar jenaratörünün borularından kaynaklanıyordu ve reaktör kapatıldı. Ünite şebekeye ancak 16 Ocak’ta tekrar bağlanabildi. Daha önce de, diğer Rus nükleer santrallerinde kalitesiz parçalar nedeniyle benzer sorunlar görülmüştü. Ağustos 2007’de Kalinin Nükleer Santrali&#8217;nde korsan donanım bulunmuştu. Santralde yanlış anahtarlar kullanılmıştı.</p>
<p>Greenpeace Akdeniz Enerji Kampanyası Sorumlusu Korol Diker: “Arızalı parçalar Rus nükleer endüstrisinin Çernobil geleneğine sadık kaldığını gösteriyor. Türkiye, Ruslarla masaya otururken tehlikeli olduğu kanıtlanmış Rus nükleer teknolojisinin yeni sıkıntılarını gözardı etmemeli” dedi ve ekledi “Çin, Rus nükleer teknolojisi ile ilgili endişelerini önce Tjanwan[1] nükleer santrali inşaası sırasında oluşan problemler, daha sonra ise yeni ünite anlaşmalarındaki yüksek maliyetler sebebiyle gösterdi. Hükümetin vatandaşlarını Rus nükleer teknolojisinden kaynaklanacak büyük risklere sokma hakkı ve böyle bir maliyetin altına girme lüksü yok”.</p>
<p>Greenpeace Akdeniz Enerji Kampanyası Sorumlusu Korol Diker: “Çernobil 20. yüzyılın en büyük nükleer kazası olarak tarihe geçti. Dört reaktördeki tasarım hataları ve reaktörün zayıf güvenlik sistemi sonucunda kaza meydana geldi. Rusların güvenlik felsefesindeki yanlışlar 86’dan beri değişme göstermediği ispatlandı. Türkiye nükleer santral planlarından acilen vazgeçerek, yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına yönelmeli” dedi.</p>
<p>Nükleer enerjinin Türkiye’de kullanılmasını istemeyen, hükümetin nükleer enerji planlarından bir an önce vazgeçmesini talep eden ve sanatçıların da aralarında bulunduğu 1 milyon “radyoaktivist” nukleer.greenpeace.org sitesinde biraraya geliyor.</p>
<p>[1] Tjanwan Nükleer Santrali&#8217;nde inşaatın detayları ile proje birbirini tutmuyordu. Çinli denetçiler santralin inşaası sırasında Ruslar’ı proje detaylarına uymaya zorlamıştı. Bu sıkıntılar ise projenin maliyetinin artmasına ve reaktörün geç faaliyete geçmesine yol açtı. Hatırı sayılır düzeydeki kayıplar, müteahhit firma ve tedarikçi Atomstroyexport’u usandırırken ilk ünite inşaatın başlangıcından ancak 10 yıl sonra, 2 Temmuz 2007’de hizmete sokuldu.</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/nukleer-rus-ruleti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küresel Isınma Afet Getiriyor</title>
		<link>http://www.geobilim.com/kuresel-isinma-afet-getiriyor.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/kuresel-isinma-afet-getiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 06:47:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Klimatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Bernhard Mühr]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[kasırga]]></category>
		<category><![CDATA[meteoroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sintia kasırgası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1559</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa&#8217;da son dönemde şiddetli fırtına ve sel felaketleri birbirini kovaladı. Peki bu meteorolojik felaketler, küresel ısınmanın bir sonucu mu?Geçen hafta sonu etkili olan ve saatteki hızı zaman zaman 150 kilometreye kadar ulaşanan &#8216;Sintia&#8217; kasırgasında ölenlerin sayısını 50&#8242;yi aştı. Özellikle Fransa&#8217;da kasırga nedeniyle bir anda hayat felç oldu. Kuzey Afrika ve Portekiz&#8217;e bağlı Madeira adasında ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><a rel="attachment wp-att-1560" href="http://www.geobilim.com/kuresel-isinma-afet-getiriyor.html/geobilim-2"><img class="alignright size-full wp-image-1560" title="geobilim" src="http://www.geobilim.com/wp-content/uploads/2010/03/geobilim.jpg" alt="kuresel isinma" width="250" height="150" /></a><strong>Avrupa&#8217;da son dönemde şiddetli fırtına ve sel felaketleri birbirini kovaladı. Peki bu meteorolojik felaketler, küresel ısınmanın bir sonucu mu?<span id="more-1559"></span></strong>Geçen hafta sonu etkili olan ve saatteki hızı zaman zaman 150 kilometreye kadar ulaşanan &#8216;Sintia&#8217; kasırgasında ölenlerin sayısını 50&#8242;yi aştı. Özellikle Fransa&#8217;da kasırga nedeniyle bir anda hayat felç oldu. Kuzey Afrika ve Portekiz&#8217;e bağlı Madeira adasında ise şiddetli yağış, onlarca can aldı. Arka arkaya meydana gelen ve büyük can ve mal kaybına yol açan bu meteorolojik felaketlerden sonra &#8216;Acaba tüm bunlar küresel ısınmanın bir sonucu mu?&#8217; sorusu da akıllara geliyor.</p>
<p>Olumsuz gelişmelerin habercisi değiller</p>
<p>Karlsruhe&#8217;deki Teknoloji Enstitüsü&#8217;nden meteorolog Bernhard Mühr, Avrupa&#8217;yı kasıp kavuran Sintia kasırgası ve benzeri meteorojik olayların, ille de olumsuz gelişmelerin habercisi olarak algılanmaması gerektiğini söylüyor:</p>
<p>&#8221;Sintia elbette ender görülen bir doğa olayıydı. Gerçi son yıllarda yaşadığımız diğer kasırgalara bakacak olursak, örneğin  bundan  iki yıl önce etkili olan &#8216;Emma&#8217; çok daha şiddetliydi.  Aynı şekilde 2007 yılındaki &#8216;Kyrill&#8217; kasırgası da öyle. Ama şunu belirtmekte yarar var: Orta Avrupa&#8217;da ve Almanya&#8217;da yaşanan soğuk hava dalgası  bizim kış koşullarımıza göre tamamen normal bir durum. Bunlar sadece düzensiz bir şekilde ortaya çıkıyor, hepsi o.&#8221;</p>
<p><strong><img src="http://www.dw-world.de/image/0,,5269923_1,00.jpg" border="0" alt="" width="590" height="332" /></strong></p>
<p><strong>Önceden tespit edilmesi güç meteorolojik koşullar</strong></p>
<p>Meteoroloji uzmanı Mühr, günümüzde &#8216;Sintia&#8217; gibi kasırgaları önceden   tespit etmenin mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak Mühr, yine büyük  felaketlere yol açan ama küçük bir alanda ya da yerel olarak ortaya  çıkan meteorolojik koşullarının, önceden tahmin edilmesinin çok güç  olduğunu kaydediyor. Örneğin, geçtiğimiz günlerde Portekiz&#8217;in Atlantik  Okyanusu&#8217;ndaki adası Madeira&#8217;da meydana gelen ve yaklaşık 42 kişinin  ölümüne yol açan veya Fas&#8217;taki bir minarenin yıkılmasına neden olan  şiddetli yağışlar gibi. Mühr, bu bölgelerde her zaman benzer  felaketlerin hesaba katılması gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>&#8221;Madeira adasındaki durum gerçekten alışılmadık bir felaketti. Yağış  çok şiddetliydi; Afrika&#8217;da da aynı şekilde&#8230; Ama yine şunu belirtmekte  fayda görüyorum: Eğer bu bölgelerde yağmur yağarsa, bu genelde çok  yoğun bir şekilde oluyor. Bu durum fırtanayla beraber ortaya çıktığında  ortalığı yakıp yıkıyor. Çünkü o zaman yağışların şiddeti artıyor. Bunun  sonucunda da can ve mal kaybına yol açan sel felaketleri yaşanıyor. Ve  bunlar son derce hızlı bir şekilde cereyan ediyor.&#8221;</p>
<p><strong><!-- width= Bildbreite +2--><em><a onclick="return  openPopup(this.href,'Image','picPopup');" href="http://www.dw-world.de/popups/popup_lupe/0,,5318889_ind_2,00.html" target="_blank"></a></em></strong></p>
<p><strong>İklim değişikliği ile ani iklim değişimlerinin farkı</strong></p>
<p>Kiel Üniversitesi&#8217;ne bağlı Leibniz Enstitüsü&#8217;nden iklim profesörü  Moyib Latif, yaşanan  alışılmadık hava koşullarından, örneğin Almanya&#8217;da  bu kış uzun süre karın yerden kalkmamasından, küresel ısınmaya dair  genel bir çıkarım yapılamayacağını belirtiyor. Professor Latif,  biliminsanlarının iklim değişikliğiyle, ani iklim değişimi arasındaki  farkı sık sık açıklamak durumunda kaldıklarını söylüyor:</p>
<p>&#8221;İklim değişikliği, sanki yıldan yıla artan bir sıcaklıkmış gibi  doğrusal olarak kademeli gelişen bir süreç değil. Çok sayıdaki iklim  olayının bileşiminden meydana gelen bir süreç bu. Son 100 yıldaki iklim  değişikliklerini &#8216;düzenli&#8217; değil, tam tersine &#8216;düzensiz&#8217; olarak  nitelendirmemiz gerekiyor.  O nedenle uzun bir zaman dilimini hesaba  katarak bakmakta fayda var. İşte o zaman dünyanın giderek ısındığı bariz  bir şekilde görülür.&#8217;<strong>&#8216;</p>
<p>© Deutsche Welle Türkçe</strong></p>
<p><em><strong>Irene Quaile / Çeviren: Başak Demir</strong></em></p>
<p><em><strong>Editör: Murat Çelikkafa</strong></em></p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/kuresel-isinma-afet-getiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Fedakar Üreticiler&#8221;</title>
		<link>http://www.geobilim.com/fedakar-ureticiler.html</link>
		<comments>http://www.geobilim.com/fedakar-ureticiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 18:30:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik Üreticiler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[konvansiyonel tarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.geobilim.com/?p=1557</guid>
		<description><![CDATA[Ekolojik Üreticiler Derneği: &#8220;Ekolojik tarım üç kavram üzerine inşa edilir. Sorumluluk, bilgi ve fedakârlık.&#8221;Ekolojik Üreticiler Derneği&#8217;nden mektup var&#8230; Bakın neler yazılı&#8230;
&#8220;Ekolojik ürün üreticisi bilgili olmak zorundadır. Toprağı, tohumu, ürünü tanımalı ve onunla kurmuş olduğu ilişkide konvansiyonel tarımdan farklı olarak topraktan aldığını geri vermeyi, yerel tohumları kullanmayı önemsemektedir.
Bilgi sahibi olmalıdır çünkü; karşılaştığı sorunları çözmede konvansiyonel tarım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--CusRnd--><img class="alignleft" title="ekoloji" src="http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ye%C5%9Fil%20Haber/Organik%20Ya%C5%9Fam/preparing-organic-soil-lg.hlarge.jpg" alt="" width="250" height="150" /><strong>Ekolojik Üreticiler Derneği: &#8220;Ekolojik tarım üç kavram üzerine inşa edilir. Sorumluluk, bilgi ve fedakârlık.&#8221;<span id="more-1557"></span></strong>Ekolojik Üreticiler Derneği&#8217;nden mektup var&#8230; Bakın neler yazılı&#8230;</p>
<p>&#8220;Ekolojik ürün üreticisi bilgili olmak zorundadır. Toprağı, tohumu, ürünü tanımalı ve onunla kurmuş olduğu ilişkide konvansiyonel tarımdan farklı olarak topraktan aldığını geri vermeyi, yerel tohumları kullanmayı önemsemektedir.</p>
<p>Bilgi sahibi olmalıdır çünkü; karşılaştığı sorunları çözmede konvansiyonel tarım örneğinde olduğu gibi doğayı dışarıdan manipüle eden araçları kullanmak yerine tamamen ekolojik araçları/yöntemleri kullanır. Bu durum aynı zamanda ekolojik ürün üreticisinin doğaya ve insana karşı sorumlu olması anlamı da taşımaktadır.</p>
<p>Doğayı kendi dışında bir gerçeklik olarak algılamak yerine, kendisinin de bir parçası olduğu gerçeği onunla kurmuş olduğu ilişkide sadece tek yönlü bir ilişki yerine çift yönlü bir ilişkinin varlığını sağlar. Bu ilişki türünde topraktan aldığını yeniden toprağa vererek çift yönlü ilişkiyi sağlamlaştırır. Üreticinin toprağına iyi bakması onun bu sorumluluk duygusundan kaynaklanır.</p>
<p>Son olarak ta ekolojik ürün üreticisi fedakardır. Konvansiyonel tarımda kullanılan emekten daha fazlasını kullanır. Ot ile mücadelede ilaç yerine, emeği ile onunla mücadele eder. Bu mücadelenin en büyük örneği Kadıköy Ekolojik Pazarı’na katılan üretici arkadaşlarımız. Hava koşullarının kötü olduğu dönemde sulu sepken kar yağarken üreticiyle tüketiciyi buluşturmak için çaba sarf eden üreticilerimiz, fedakârlığın ne olduğunu, ne olması gerektiğine dair en önemli örnekleri oluşturmaktadır. Hava koşulları çok kötü olmasına rağmen Kadıköy halkına karşı sorumluluk duyarak açıldığı 27 Ocak Çarşamba gününden itibaren fedakârlığını göstermiş ve Kadıköy sakinleri de bu fedakârlığı ödüllendirmiştir. Geçen süreçte ilginin gittikçe artması ile fedakârlık karşılığını bulmaya başlamıştır. Ekolojik Üreticiler Derneği’nin bileşenlerini oluşturan üretici arkadaşlar teşekkürü hak ediyor. Her çarşamba Kadıköy Özgürlük Parkı’nda fedakâr üreticilerimizi ziyaret edebilirsiniz.&#8221;</p>
<p>http://www.ntvmsnbc.com/id/25063734/</p>
<div style="font-size:0px;height:0px;line-height:0px;margin:0;padding:0;clear:both"></div>
<p class="sayac_bilgi">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.geobilim.com/fedakar-ureticiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
