Çin Halk Cumhuriyeti
Asya’da bulunan bir uzakdoğu ülkesidir. Çin Halk Cumhuriyeti, nüfus sayımlarına göre dünyanın en kalabalık nüfuslu ülkesidir.
Kuzeyinde Moğolistan, kuzey doğusunda Rusya ve Kuzey Kore, doğusunda Sarı Deniz ve Doğu Çin Denizi, güney doğusunda Güney Çin Denizi, güneyde Vietnam, Laos, Birmanya, Hindistan, Bhutan ve Nepal, güney batıda Pakistan, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Kazakistan ile çevrilidir. Başkenti Pekin’dir. Çin sözcüğü sıklıkla Çin Halk Cumhuriyeti anlamında kullanılır.
Çin’in, ÇHC’nden önce de yaklaşık 4000 yıl geriye uzanan bir ‘yazılı tarihi’ vardır. Bununla birlikte üzerinde ideografik çizimlerin bulunduğu yaklaşık 6000 yıl öncesine ait kalıntılara ulaşılmıştır.[1] Günümüz medeniyetinin temel taşlarını oluşturan kâğıt, barut, pusula ve matbaacılık gibi pek çok buluşun kökenleri Antik Çin medeniyetine dayanmaktadır.
ÇHC, son yıllarda, yapmış olduğu atılımlarla ve politikalarla, dünyanın en önemli ekonomik güçlerinden biri haline gelmeye başlamıştır. ÇHC’nin bölgede ve dünyada nüfuzu, askeri alandan çok ekonomik alanda kendisini hissettirmektedir. 20 sene içerisinde ÇHC’nin dünyanın en zengin ekonomisi olacağı öngörülmektedir. Dünyanın alan olarak en büyük dördüncü ülkesi olan ÇHC, yaklaşık 1.3 milyar nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesidir. Dünya nüfusunun yaklaşık altıda biri ÇHC’de yaşamaktadır.
Tarihçe
Binlerce yıl süren hanedanlar ardından, 20. yüzyılın başında cumhuriyet yönetimine geçen Çin’de 1949′da Komünist Parti ve Mao Zedong öncülüğünde Çin Halk Cumhuriyeti ilan edildi. Bu tarihe kadar ülkeyi yöneten Çan Kay-Şek’in yönetimden isimlerle Tayvan’a kaçması, günümüzde hala süren Tayvan sorununun da başlangıcı oldu.
Mao Zedong dönemi
Çin Halk Cumhuriyeti Çan Kay Şek liderliğindeki Kuomintang’ın yenilmesiyle, Mao Zedong tarafından 1 Ekim 1949′da kuruldu. Mao her yönden sosyalist bir devlet kurmak için çalışmaya başladı. Stalin’in ölümüyle ülkede bir süre daha özgürlükçü bir atmosfer hakim oldu. Ama zamanla Mao eleştirilere kapalı ve yoldaşlarına güvenmez bir çizgi çizmeye başladı. 1958 yılında başlattığı modernleşme hareketi ve endüstri ile ziraati birleştirmeyi öngören düzenlemeleri büyük başarısızlığa uğrayan Mao politik açıdan zor durumda kaldı. Bu başarısızlığı 1960′larda partinin Maoistler ve pragmatistler olarak ikiye ayrılmasına neden oldu. Mao bir süre arka plana çekilse de halk arasında bir kült olmaya devam etti. Fakat ülkenin kurucusu devrimi tamamlamak istiyordu ve hala özellikle ordu tarafından destekleniyordu. Bu nedenle “kültürel devrim” adıyla yeni bir dizi çalışmayla politik hayata aktif olarak geri döndü. Zamanla çevresindeki hemen herkesle arası açılsa da, 1976 yılında ölene kadar kültürel devrimine devam etti.
Kültürel devrim
Mao kültürel devrim üzerine düşüncelerini “Küçük Kırmızı Kitap” başlığıyla yayınladı. Bu kitap, ordunun da desteğiyle, kısa sürede milyonlarca kopya olarak çoğaltılarak halka dağıtıldı. Ona göre “kapitalist yol”u seçen herkese karşı bir çeşit savaş açan Mao, edebiyat ve sanat alanında da yoğunlukla propaganda içerikli sosyalist gerçekçilik akımını savundu.
Mao’dan sonra
Zhou En Lai başbakan oldu. Zhou, 8 Ocak 1976 tarihinde 78 yaşında öldüğünde, Çin Komünist Partisi içinde “ılımlılar” ve “radikaller” olmak üzere iki kutup oluştu. Radikalleri; 82 yaşındaki Mao Tse-Tung’un eşi Chian Chin yönetiyordu. Chou ölünce, Başbakanlığa Deng Şaoping’in gelmesi beklenirken, Hua Kuo-feng Başbakan oldu. Mao, 9 Eylül 1976′da 72 yaşında ölünce, eşi Chiang yönetiminde etkinliğini devam ettirmek istedi. Ancak, Başbakan Hua, hem parti başkanlığını ve hem de Askeri Komite Başkanlığını ele geçirdi. Bunun sonucu olarak Mao’nun eşi ve üç taraftarı tutuklandı. Bu, radikallerin mücadeleyi kaybetmesi demekti.
Çin Milli Kongresi, Şubat 1978′de, 1985 yılına kadar gerçekleştirilecek “Dört Modernizasyon Programı”nı kabul etti. Bu program ile; tarım, endüstri, bilim, teknoloji ve savunma alanlarının, 1985′e kadar çağdaş şartlara kavuşturulması öngörülmekteydi. Fakat, programın maliyeti 600 milyar doları bulmaktaydı. Bu maliyet Çin’i yabancı sermaye teminine yöneltti. Komünist Partinin Mart 1978′de Deng Şaoping’i Başbakan yardımcılığına seçmesi sonucu Çin, önce Japonya yanaştı ve iki devlet arasında Şubat 1978′de 60 milyar dolarlık bir ticaret antlaşması imzalandı. Bu antlaşma, Çin ve Japonya arasında 1937′den beri devam eden savaş halini de sona erdirmiş oldu.
Ağustos 1978′de Çin ile Japonya arasında ” Barış ve Dostluk” antlaşması imzalandı ve Ekim 1978′de de Deng Şaoping Japonya’yı ziyaret etti. Böylece, Mao’nun ölümünden iki yıl sonra Çin, batıya açılmaya başladı. 1978 yılından itibaren de Amerika ile yakınlaşmaya başlayan Çin, bu ülkeden silah satın alımını başlattı. Bir başka deyişle halk tarafından hoş görülmeyen bu ticaret kızgınlık yarattı ancak bir devrime yol açmadı.
Yönetim
20 Eylül 1954 tarihli bir anayasa ile komünizm idaresi kurulmuştur. İktidara ülkenin tek siyasi partisi olan Komünist Parti hakimdir. Ülkede yaşama ve yönetim 1227 üyeli senede bir defa toplanan Milli Halk Kongresinin elindedir. Seçmen yaşı 18′dir. Senede bir gün toplanan “Milli Halk Kongresi”nin yürütme meclisi olan Daimi Komisyon veya Devlet Meclisi, Kongre üyeleri tarafından kendi aralarından seçilen bir başkan, 13 temsilci, bir genel sekreter ve 65 milletvekilinden teşekkül eder.
Yürütme yetkisi başbakan, 12 temsilci, 32 bakan veya bakan seviyesindeki komisyon başkanları ve genel sekreterden teşekkül eden hükûmete aittir. Yürütmenin bir kolu olan devlet başkanı kongre tarafından dört yıl için seçilir. İdari bakımdan 28 eyalete ayrılmış olup, bunların 5′ini muhtar eyalet, 21′ini eyalet ve 2′sini de birer şehir olan iller teşkil eder.
Liderler
Ülkenin devlet başkanı Hu Jintao’dur. Hu, Mart 2003′te Ulusal Halk Kongresi tarafından seçilene dek pek tanınmıyordu. 1964′ten bu yana Komünist Parti’nin sadık bir üyesi olan Hu, parti kariyerine 1970′lerin sonunda başladı. 1980′lerde Guizhou ve Tibet’te parti başkanlığı yapan Hu, bu dönemlerde bağımsızlık yanlısı gösterilerin bastırılmasında rol oynadı. Hu 1992′de, Komünist Parti’nin karar organı olan Politbüro Daimi Komisyonu’nun en genç üyesi oldu.
Bu atama Hu’nun başkanlık için en önemli taliplerden biri haline gelmesi biçiminde yorumlandı. Bu beklentiler Hu’nun 2002 yılında düzenlenen Komünist Parti kongresinde parti lideri olarak Jiang Zemin’in yerini almasıyla gerçekleşti. Ancak Jiang’ın siyasi nüfuzunu büyük oranda sürdürdüğü belirtiliyor. Eski Devlet Başkanı Jiang, son derece etkili olan Merkezi Askeri Komisyon’un başkanlığını sürdürüyor. Politbüro Daimi Komisyonu üyelerinin büyük bölümü de Jiang’a yakınlığıyla tanınan isimler. 1942 doğumlu Hu Jintao, Pekin Üniversitesi’nde hidroelektrik mühendisliği eğitimi aldı ve bir süre su kaynakları ve enerjiden sorumlu bakanlıkta çalıştı.
* Devlet Başkanı Yardımcısı: Zeng Qinghong
* Başbakan: Wen Jiabao
* Dışişleri Bakanı: Li Zhaoxing
* Ulusal Halk Kongresi Başkanı: Wu Bangguo
Ekonomi
Uzun yıllar kapalı bir ekonomi yapısı gösteren Çin, 1980′lerin başlarında, kollektif tarım uygulamasını durdurdu ve özel teşebbüse yeniden izin verdi. Şu anda Çin dünyanın en büyük ihracatçılarından ve rekor düzeylerde dış yatırım çekmektedir. Dünya Ticaret Örgütü’ne katılma hakkı kazanan Çin’in bu anlamda yakında yeni bir devrim yaşayacağı düşünülmektedir. Bu şekilde Çin dış pazarlara daha kolay erişim hakkı kazanacak, ancak dış rekabete de açık hale gelecektir. Bu durumun özel sektör yatırımlarını arttırması ve devlet hala iktidarda tekelini ve bireyler üzerindeki sıkı denetimini sürdürmektedir.
2001 yılının Aralık ayında, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Dünya Ticaret Örgütü’yle 15 yıldır sürdürdüğü üyelik müzakereleri tamamlanmış ve hükümet, başta ticaret rejimi olmak üzere ekonomide çeşitli yapısal değişikliklere gideceği ve uluslararası ticaret kurallarına uyumlu hareket edeceğinin sözünü vermiştir. Hemen ertesinde yıllardır sinyalleri verilen yüksek büyüme hızı gelmiş, ticaret hacimlerinde rekorlar kırılmış, uluslararası doğrudan yatırımların en cazip çekim merkezi ÇHC olmuştur. Satın alma paritesine göre hesaplandığında dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan ÇHC’nin normal şartlar altında 20 sene içerisinde bu sıralamada birinci sıraya yükselmesi öngörülmektedir.
Dış ticaret
Ülkenin başlıca ihracat yaptığı ülkeler: ABD (%21.1), Hong Kong (%17.4), Japonya (%13.6), Güney Kore (% 4.6), Almanya (% 4), Hollanda (%2.7), Singapur (%2.2), Türkiye (%2.1) şeklinde sıralanmaktadır. Aynı doğrultuda, ülke belli bir miktar da ithalat yapmaktadır. Ülke, Japonya (%18), Tayvan (%11.9), Güney Kore (%10.4), ABD (%8.2), Almanya (%5.9), Hong Kong (%3.9), Rusya Federasyonu (%3.3), Malezya (%2.5) gibi ülkelerden mal satın almaktadır.
Ülke dışarıya rafine edilmiş petrol ürünleri, yağlama maddeleri, kimyasal ürünler, alkollü içecekler, alkolsüz içecekler, bitkisel yağlar, hayvansal yağlar, elektrikli makineler, ulaşım ekipmanları, büro malzemeleri, canlı hayvanlar, su ürünleri, pirinç, çay, konserve meyve-sebze, ham ipek, kömür, pamuk ipliği, hazır giyim eşyası, ayakkabı, spor eşyası, hafif sanayi mamulleri, demir-çelik ürünleri, oyuncaklar, elektronik eşya, telekomünikasyon ekipmanları gibi ürünler satmaktadır. Aynı doğrultuda, ülke dışarıdan muhtelif gıda ürünleri, elektrikli makineler,motorlu taşıtlar, ham petrol, yağlama maddeleri, bitkisel yağlar, hayvansal yağlar, doğal kauçuk, kereste, kâğıt hamuru, pamuk, demir cevheri, gübre, plastik ürünler, çelik mamulleri, elektronik devreler ve kimyasallar satın almaktadır.
Ordu
ÇHC, gelişen ekonomisinin yanısıra, devasa askeri gücü ile de önemli bir ülkedir. 2007 yılında orduyu modernize çalışmaları için 139 milyar dolar harcanmıştır.Çin asker sayısı bakımından dünyada en büyük orduya sahiptir.Pentagon Çin halk cumhuriyetini yirmibirinci yüzyılda en büyük askeri tehdit olarak görmektedir. Çin Halk Ordusu, ordu araç-gereçlerini kendisi sanayisinde karşılar. Çin’de savaş sanayisi gelişmiştir. Özellikle tank yapımında çok üstün tasarımları vardır. Çin Halk Ordusu her geçen gün gücünü katlamaktadır. Şu anda pek gündemde olmasa bile, bir süper güç konumuna gelmiş sayılabilir. Üniformaları yeşildir. Üniformalar generalde de erde de hemen hemen aynıdır. Bu nedenle ordu içerisinde rütbeler olmadığı düşünülür. Bu konuda resmi bir açıklama yapılmamıştır. Askeri şapkada komünizmin simgesi olan kızıl yıldız vardır. Çin halk ordusunun nükleer faaliyet düzenlediği iddiası CIA tarafından ortaya atılmıştır. Çin halk ordusu kişi sayısı bakımından dünyada birinci gelir. Bunun nedeni Çin’in nüfusunun çok olması ve Çin şartlarında askerliğin meslek olarak çok avantajlı olmasıdır.

| Print article | This entry was posted by admin on 22 Mart 2009 at 16:34, and is filed under Beşeri Coğrafya, Ders Notları, Dünya, Ekonomik Coğrafya, gezelim görelim, haritalar, Ülkeler Coğrafyası. Follow any responses to this post through RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |

