Buzulların Maliyeti
Buzulların erimesinin küresel tarım, emlak ve sigorta sektörlerine zararı, 2050’ye dek en az 2.4 trilyon dolar olacak ve 24 trilyon doları bulacak. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC’nin 2007 tarihli raporunu güncelleyen yeni çalışması yayınlandı.
Çalışma, iklim değişikliğinin insan aktiviteleri sonucu ortaya çıkan sera gazından kaynaklandığını bir kez daha ortaya koydu.
Gezegen’in Geleceği adlı radyo programında gelişmeleri anlatan Dr. Uygar Özesmi şunları söylüyor: Çalışmada, her kıtada, okyanus içi ve üstü sıcaklık ölçümleri yapıldı. Ayrıca daha önce yapılan 100 bilimsel çalışmadan da yararlanıldı. Sonuçlar, okyanusların ısındığını gösteriyor. Ayrıca buna bağlı olarak da, buharlaşma ve suyun tuzluluk oranının yıllar içinde arttığına işaret ediyor. Ayrıca, ortalama sıcaklıkların 1980’den bu yana en az 0.5 derece arttığı, her on yıllık sıcaklık artışının en az 0.2 olduğu da, çalışmanın sonuçları arasında.
Bu arada buzullar erimeye devam ediyor. Dünya artık Alaska’daki Çıkış Buzulu adı verilen buzul için fazla sıcak. Çıkış Buzulu, diğer buzullar gibi, geçtiğimiz 200 yılda 4 km’den fazla eridi. Alplerin en geniş buzulu Aletsch Buzulu da, 150 yıldır küçülmeye devam ediyor. İsviçre Buzul Takip Ağı, 2008’de 79 İsviçre buzulunun hızla küçüldüğünü açıkladı. New South Wales Üniversitesi’nin araştırmasına göre ise, eriyen buzullar nedeniyle deniz seviyesi yılda 1.2 mm yükseliyor. Bu da 2100’de denizlerin 55 cm yükselmiş olacağını gösteriyor. 2100’ün sonuna kadar, deniz seviyesinden 5000 metre yüksekte olan buzulların yok olacağının da altı çiziliyor.
Pew Çevre Grubu tarafından finanse edilen ve onlarca bilim insanıyla ekonomistin katkılarıyla hazırlanan rapor, buzulların erimesinin maliyetini ortaya koyan ilk çalışma. Rapora göre, buzulların erimesinin küresel tarım, emlak ve sigorta sektörlerine zararı, 2050’ye dek en az 2.4 trilyon dolar olacak ve 24 trilyon doları bulacak. Raporu hazırlayanlardan ekonomist Eban Goodstein, Kuzey Kutbu’nun dünyanın “kliması” olduğuna değindi. Eriyen buzullar, deniz seviyesini yükseltecek, sellere ve aşırı sıcak dalgalarına neden olacak. Rapora göre, şu anda bu olayların dünyaya yıllık maliyetinin 61-371 milyar dolar. Buzulların erimesinin tüm faaliyetlerin doğrudan etkilerinden daha tehlikeli olması ise, eridikçe atmosfere yayılan metan gazı. Metan gazı, iklim değişikliğinde karbon diyoksitten 21 kat daha etkili. Tam da bu noktada, korkulanın gerçekleştiğini gösteren başka bir çalışma yapıldı. Alaska Fairbanks Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Sibirya’nın uzun yıllardır donmuş deniz yatağından büyük miktarlarda metan gazı salımı gerçekleştiğini gösteriyor. Zaten bunu dışardan görmek de mümkün, çünkü suyun üstünde kabarcıklar var. Araştırmaya göre Sibirya’nın deniz yatağından yılda 8 milyon ton metan gazı atmosfere yayılıyor. Oysa ki bilim insanları, bir yılda tüm dünyadan atmosfere yayılan metan gazı miktarının tamamının bu kadar olduğunu sanıyorlardı. Çalışma için, Doğu Sibirya’da 5000 alanda 2003-2008 arasında ölçümler yapıldı. Şu anda, Kuzey Kutbu’nda metan gazı yoğunluğu, son 400 bin yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25067134
| Print article | This entry was posted by admin on 10 Mart 2010 at 08:03, and is filed under Dünya, Ekonomik Coğrafya, Klimatoloji, Küresel Isınma, ekoloji, iklim. Follow any responses to this post through RSS 2.0. Yazıya yorum yapmak için aşağıya gidin. Ping'lere izin verilmiyor. |
Henüz yorum yapılmamış
Kanada Kyoto Protokolü’nden Çekildi
yaklaşık 1 ay önce - Yorum yok
Kanada, sera etkisine yol açan gazların salımının azaltılmasını hedefleyen Kyoto Protokolü’nden çekildi. Kanada Çevre Bakanı Peter Kent, ülkesinin bu kararına gerekçe olarak ”Kyoto Protokolü’nün çalışmamasını ve protokolde kalması durumunda milyarlarca dolar ceza ödemek zorunda kalma riski bulunmasını” gösterdi. Kanada, böylece 1997′de imzalanan ve 2005′te yürürlüğe giren bu anlaşmadan resmen çekilen ilk ülke oldu. Protokolün şartları
İklim Senaryoları
yaklaşık 3 ay önce - Yorum yok
Alman İklim Hesaplama Merkezi binasının dördüncü katında iki düzine bilgisayar yan yana dizilmiş. Hepsi kocaman, siyah ve gürültülü…Güney Afrika’nın Durban kentinde 28 Kasım’da başlayacak olan Dünya İklim Konferansı için hazırlıklar sürüyor. Hamburg’daki Alman İklim Hesaplama Merkezi de konferansa katılacak kurumlardan biri. Küresel ısınmayı engelleyecek küresel önlemlerin ele alınacağı buluşmada, araştırmacılar da bilimsel çalışmaları doğrultusunda tahminlerini
Çöpün Tadına Bak!
yaklaşık 4 ay önce - Yorum yok
Sanayi ülkelerinde gıda israfı giderek artıyor. Tarlalardan sofralara gelene kadar, gıdaların yaklaşık yarısının çöpe atıldığı sanılıyor. “Taste the Waste” (Çöpün tadına bak!) adlı belgesel film soruna dikkat çekiyor. Deutsche Welle Türkçe’nin haberi şöyle; Kırmızı, sulu domatesler, sarı biberler ve salatalıklar… Lezzetli bir salatanın malzemeleri gibi görünen bu gıdalar bir süpermarketin çöp konteynerinden çıkan ürünler. Gelişmekte
5 Haziran, Dünya Çevre Günü
yaklaşık 8 ay önce - Yorum yok
İsveç’in başkenti Stockholm’de 1972’de düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan kararla, 5 Haziran, Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. 2011 yılında yaşanan doğa olayları, çevre kazaları, orman yangınları, doğayı katleden projeler, nükleer tehdit, sera gazı salınımı ve buna bağlı olarak küresel ısınmayla buzulların erimesi ve çölleşme konuları her zamankinden daha fazla gündeme geldi. Dünya Çevre
Küresel İklim Değişikliği ve Türkiye’ye Olası Etkileri
yaklaşık 9 ay önce - 2 yorum
İnsanların tarih sahnesine çıkışına kadar olan süreçte, dünyanın coğrafî özellikleri birkaç defa değişmiştir. Belirli dönemlerde, dünyamızın unsurları arasındaki doğal dengenin çeşitli nedenlerle bozulmasına bağlı olarak, iklimde de büyük değişmeler olmuştur. Nitekim insanlık tarihinin başladığı dönemden günümüze kadar olan süreçte,yeryüzünün buzullarla kaplandığı, buzul ve buzullar arası dönemlerde yaşanmış doğal ve beşerî çevre büyük ölçüde etkilenmiştir. Doğal
Akıntılar ve Dalgalar
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
Dalga, deniz yüzeyindeki salınım hareketleridir. Deniz dibindeki depremlere ve volkanik faaliyetlere bağlı olarak oluşan dalgalara tsunami dalgaları denir. Dalgaları oluşturan nedenler; Dünya’nın dönmesi, Rüzgârlar, Depremler, Denizaltı heyelanı, Volkanizma’dır. AKINTILAR Deniz yüzeylerindeki suların, bulundukları yerlerden başka alanlara doğru taşınmasına akıntı denir. Akıntıların oluşmasına neden olan faktörler şunlardır: a. Yoğunluk farkı Sıcaklık farkı: Yoğunluğu fazla olan soğuk
Buzul Hareketleri
yaklaşık 1 yıl önce - 1 yorum
Sudan oluşan nehirler gibiler, buzullar da kollar meydana getirerek ve zaman zaman birleşerek ilerler. Aradaki tek fark suyun akarken buzun sürüklenmesi. NASA’nın Terra uydusu 27 Ağustos’ta Alaska’daki Susitna buzulunun üzerinden geçerken bu görüntüyü kaydetmiş. Kızılötesi, kırmızı ve yeşil dalgaboylarının kullanılmasıyla da yapay renkli bir fotoğraf elde edilmiş. Bitki örtüsü kırmızı, temiz buz mavi ve kirlenmiş
Hemen Şimdi 350 !!!
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
10/10/10 – 350ppm eylemlerinin İzmir ayağı, Kıbrıs Şehitleri Caddesi Yakın Kitabevi önündeki aktivitelerle başladı. Küresel Eylem Grubu’nun düzenlediği eyleme Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Yeşiller, Karşı Bisiklet, Sokak Sanatçıları ve İzmir Delileri katıldı. Eylemce, yürüyüşten sonra basın açıklaması ile sona erdi. Yakın Kitabevi önünde buluşan 200 aktivist, Sokak Sanatçıları’nın çaldığı şarkılarla eğlendi. İnsanlarla 350 fotoğrafları çekilen
Cehennemden Çıkış Rehberi
yaklaşık 1 yıl önce - Yorum yok
Yasak Meyve: Cehennemden Çıkış, biyolojik soykırıma son vermek için insanlığı harekete geçirecek motivasyonu bulacağınız bir kitap. Dr. Uygar Özesmi, evrendeki tek evimiz “dünyamızın” yavaş yavaş yok oluşa doğru sürüklenişi ve bundan kurtulmanın yollarını akıcı bir şekilde kaleme alıyor. Özesmi, bu dönüşümü sağlayacak liderlerin aramızda olduğuna üstelik ihtiyacımız olan bilgiye de sahip olduğumuza işaret ediyor. Kitap,
Dünyanın En Değerli Dağı Lomonosov
yaklaşık 1 yıl önce - 1 yorum
Dünya petrol ve doğalgaz rezervlerinin dörtte birine sahip olan Lomonosov Sıradağları’nın uzunluğu 1800 km, okyanus tabanından yüksekliği 3700 metreye çıkıyor. Rusya’nın yeni hamlesi, kelimenin gerçek anlamıyla ‘Soğuk Savaş’ı kızıştıracak. Rusya, 2007 ilkbaharında Kuzey Kutbu’nun derinliklerine diktiği bayrakla yeni bir ‘Soğuk Savaş’ı da başlatmış oldu. Aslında 2001 yılında Rusya Birleşmiş Milletler’e (BM) Kuzey Kutbu’nun kendisine verilmesi

