Bakırçay Çevre Platformu’nun Termik Santral Mücadelesi
Termik Santrallere karşı verdiği mücadele ile bilinen Bakırçay Çevre Platformu üyeleri Foça’nın Yeni Foça mahallesinde bir araya geldi. Bugüne dek yaptıkları mücadele ve gelinen süreç ile ilgili basın mensuplarına platform adına açıklama yapan yazar Hüseyin Yurttaş bölgedeki hava, toprak, su ve deniz kirliliğine ve 1990 yılında Termik Santral kurulamayacağına yönelik ÇED raporu olmasına karşın bölgede hala kurulmak istenen termik Santraller olduğuna dikkat çekerek mücadelenin devam edeceğini vurguladı. Açılan dava sonucu ENKA şirketine verilen lisansın iptal edildiği de hatırlatan Yurttaş İzmir Demir Çelik Fabrikasının aldığı lisansın iptali içinde birçok kişi ve kuruluşun başvuruda bulunduğu açıkladı.
Yeni Foça Mercan Restoran’da yapılan CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol, Aliağa Belediye Başkanı Ömer Turgut Oğuz, Foça Belediye Başkan Yardımcısı Osman Yurtseven, Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi Başkanı Salih Mehmet Aydın, Platformun Dönem Sözcüsü Yakup Öztürk, CHP Aliağa İlçe Sekreteri Yücel Laçinel, İl Genel Meclis Başkanı Serdar Değirmenci, İl Genel Meclis Üyeleri Özer Örnek, Vedat Aksoy ve bölgedeki köy muhtarlarının katıldığı toplantıda Yazar Hüseyin Yurttaş yaptığı açıklamada Bilindiği gibi bölgede başta ENKA Şirketi olmak üzere birkaç tane termik santral kurma girişimi mevcuttur. Bu bölgede hava, toprak, yer altı suları ve deniz yeteri kadar kirlenmiştir. Kirlilik düzeyinin yeni bir santralın yükünü taşımayacağı 1990 yılında verilen ÇED raporlarıyla saptanmış iken, çevreyi yok edecek girişimlerdeki ısrarı anlamak mümkün değildir. İzmir Milletvekili Kemal Anadol un, ENKA ya verilen lisansın iptali için Danıştaya açtığı dava 7 Mayıs 2009 da sonuçlamış Danıştay Dava Daireleri Kurulu adı geçen şirketin lisansını iptal etmiştir dedi.
ENKA şirketine verilen lisansın iptaline karşın bu kez de İzmir Demir Çelik Fabrikası’nın (İZDEMİR) termik santral için lisans aldığı ortaya çıktığını ve bu lisansın iptali için de birçok kişi ve kuruluşun girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Yurttaş Biz, Bakırçay Çevre Platformu olarak, yöremizde ve İzmir’de yaşayan insanların yaşamını olumsuz etkileyecek kömürle çalışan termik santrallerin yapılmasına karşıyız ve bu yoldaki toplumsal ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz..
Bunun yanında, yöreyi her gün, her saat kirleten demir çelik fabrikaları ve öteki sanayi kuruluşlarının başta filtre sistemlerinin çalıştırılması olmak üzere, alınacak önlemlerle çevreyle barışık kuruluşlara dönüştürülmesi yolunda da yoğun çaba harcayacağımızı ve bu konuda da her türlü toplumsal, idari ve hukuki yola başvuracağımızı belirtmek isteriz dedi.
Bakırçay Çevre Platformu’nun sağlıklı sanayiye asla karşı olmadığı belirten Yazar Yurttaş Biz insanlarımızın sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşama haklarını sonuna kadar savunacağız.
Karışımıza aldığımız, çevreyi kirleten, sağlıksız bir çevre yaratan kuruluşlardır.
Çevresel sorunlara karşı duyarlı ve yasal sınırları zorlamayan, kirlilik yaratmaktan uzak kuruluşlarla bir sorunumuz olamaz. Hatta biz bölgemize ve ülkemize ekonomik katkısı olacak, çevreye duyarlı, sağlıklı sanayileşmeden yanayız dedi
Sağlıklı sanayiyi desteklemelerine karşın, büyük tartışmalara neden olan ve son yapılan Aliağa Çevre Durum Tespiti ve Taşıma Kapasitesi ara raporunun kaygı verici olduğunu belirten Bakırçay Çevre Platformu üyesi Yazar Hüseyin Yurttaş Yangından mal kaçırır gibi yapılmak istenen Aliağa Çevre Durum Tespiti ve Taşıma Kapasitesi ara raporunu değerlendirme toplantısında ortaya çıkan durum bizi endişelendirmiştir.Bu toplantıda devleti temsil eden genel müdür düzeyindeki kişi ile fabrika sahiplerinin gerekli masrafları karşılaması yoluyla raporu hazırlayan bilim adamlarının, yöredeki kirliliği, yolları süpürerek dahi çözülebilecek hafif bir sorunmuş gibi gösterme çabası içinde olmaları, idare ile bilim adına konuşan bu kişilerin, kirletici sanayi kuruluşları lehine sonuç çıkarma girişimlerinin bir kanıtı olmuştur. Bakırçay Çevre Platformu, EGEÇEP gibi sivil toplum oluşumlarının, yanı sıra toplantıda diğer kişi ve kuruluşların tepkileri ve doğruları bilimsel temelleriyle açıklamaları sonucunda aynı kişilerin bu kez Buraya bir çivi bile çakılamayacağı doğrudur, Sanayiciler, siz de bindiğiniz dalı kesiyorsunuz diye sadede gelmeleri, doğru olana sadık kalacaklarının bir göstergesi olabilir mi? , bilmiyoruz dedi.
Biz Çevreciler Her Şeye Karşı Değiliz, Adımız Kullanıyor, Kamuoyu Aldatılıyor
Çevreyi kirletmekle hiçbir ilgisi bulunmayan bazı yapım izinlerinin kendileri tarafından, genel bir tanımla çevrecilerin karşı çıkması gerekçe gösterilerek engellendiği yolunda ciddi duyumlar aldıklarını belirten Yurttaş Bizim insana ve doğaya zarar vermeden, çevreye duyarlı bir üretim esasına dayalı tüm girişimlerin yanında olduğumuz ortada iken, bu engellemeler ancak kötü niyetin ve aleyhimize kamuoyu oluşturma çabasının ürünü olsa gerek. Bir iskelenin dahi çevrecilerin karşı çıkması yüzünden yapılamadığı yalanına, kendilerinden başka kimse inanmasa da, bu açıklama bir zorunluluk haline gelmiştir. Çünkü kamuoyu aldatılmak istenmektedir. Bizim entrikalarla işimiz olamaz. Siyaseten ve ticareten bir hesabımız yoktur. Yöredeki doğal çevrenin korunması, insanların ve diğer yaratıkların sağlıklı bir ortam içinde yaşama haklarının savunulması başlıca amacımızdır. Tarım, turizm ve balıkçılık; sanayi kuruluşlarının keyfi, haksız ve baskın tutumlarına feda edilemez. Önümüzdeki süreç içinde önerilerimizle, yeni bir çevre politikasının oluşt
| Print article | This entry was posted by admin on 07 Eylül 2009 at 21:45, and is filed under Türkiye, ekoloji, Çevre. Follow any responses to this post through RSS 2.0. Yazıya yorum yapmak için aşağıya gidin. Ping'lere izin verilmiyor. |


