TÜRKİYE’DE AZONAL TOPRAKLAR
admin tarafından jeomorfoloji, ödevler, ders konuları, Türkiye ile ilgili olarak yayınlandı.#3
 
Devamlı olarak taşkına uğrayan alanlarda oluşan millenme ve aşınmaya uğrayan alanlarda çözünmüş olan ana materyalin taşınması toprak oluşumunu engeller. Bu yüzden söz konusu alanlarda ayrışma ve toprak horizonları oluşumu meydana gelmemektedir. Bu yüzdendir ki, bu yerlerdeki topraklara azonal topraklar denir. Ancak taşkın ve aşınma olayının durduğu ve son derece yavaşladığı kısımlarda sığ da olsa A horizonu oluşur.
Bu kategorideki topraklar;
1-ALÜVYAL,
2-REGOSOL
3-TAŞLI- ÇAKILLI topraklardır.
Ülkemizde devamlı veya zaman zaman taşkın ve millenmeye uğrayan MUŞ ERZURUM, PASİNLER- HOROSAN, GEDİZ, B. Ve K. MENDERES, Adapazarı ovaları, Köyceğiz Gölü çevresi gibi ova ve havzalar ile deltalarda, özellikle nehirlerin kenarlarında ve taşkın yaptığı alanlarda alüvyal topraklar bulunur.
AZONAL TOPRAKLAR
Ülkemizde devamli veya zaman zaman taskin ve millenmeye ugrayan Mus, Erzurum, Pasinler-Horasan, Gediz, Büyük Menderes ve Küçük Menderes, Adapazan ovalari, Koycegiz Golü çevresi gibi ova ve havzalar ile deltalarda, ozellikle nehirlerin kenarlarında ve taskin yaptigi alanlarda alüvyal topraklar bulunur. Egimli yamaçlarda asinmanin etkisi ile devamli olarak baslangiç safhasında bulunan litosoler; yamaçların eteklerinde birikme sonucu olusan kolüvyal topraklar gorülur. Urgüp-Nevsehir arasinda, Erciyes ve Nemrut Dagi eteklerinde, Sarıkamis civarında ve Kizilca-hamam, Isparta Golcuk dolaylarındaki tüfler ve kumlar uzerinde volkanik Regosollar yer alır. Karatas (Çukurova deltasi), Serik-Manavgat arasindaki Akdeniz kiyisi boyunca, Adapazarı Ovasi’nin kuzeyindeki Sakarya deltasi dolaylannda aktif kumul hareketlerinin oldugu alanlarda Regosollar gorülur. Bu toprakların hepsi azonal topraklar içerisine girer
Devamli veya periyodik olarak taskin ve birikmeye ugrayan alüvyal ve kolüvyal alanlarda, sürekli olarak asinmaya ugrayan egimli yamaçlardaki topraklarda horizonlasma olmamaktadir. Baska bir anlatimla bir taraftan asinma diger taraftan tasinma toprak olusumunda zaman faktorünü tabir uygun ise silmekte, bu yüzden horizonlasma genel olarak meydana gelememektedir. Bu bakimdan bu sahalanmizda azonal takima veya inseptisol ve Entisol ordosuna ait olan topraklar hakim durumdadir.
ALÜVYAL TOPRAKLAR
Alüvyal topraklar, akarsuların biriktirdigi genellikle ince boyutlu (kum ve mil) malzemelerin üzerindeki topraklar ya da depolardir. Alüvyal topraklar, akarsuların denize doküldugü deltalarda, nehirlerin taskin ve birikme yaptigi alanlarda, ozellikle sularin duruldugu taskin alanlarında ve eski akarsu yataklannda, tektonik kokenli oluklann içerisindeki düzluklerde yer ahr. Bu toprakların fiziksel ve kimyasal ozelliklerini, alüvyonun kaynaklandigi ana materyalin ozelligi, tasinma ve birikme sirasinda meydana gelen degismeler etkiler. şöyle ki, ana materyalin kireçli ise alüvyon da kireçli, ana materyal killi ise alüvyon da killi, ana materyal kumlu ise alüvyon da kumlu, ana materyal koyu renkli ise alüvyon da koyu renkli, ana materyal açik renkli ise alüvyon da açik renklidir.
Bu nedenle Akdeniz Bolgesi’nde kireçtaslarının bulundugu alanlardan hasil olan alüvyal topraklar kirmizi renkli, iç kisimlarda kirmizimsi miyosen çokellerinden taÅŸinan materyaller de kirmizi, sarımsi-kirmizimsi, hatta pembemsi renklidir
 Akdeniz Bolgesi’nde kireçtaÅŸlarından oluÅŸan eteklerdeki yamaç depolan çakilli ve bu depoların içindeki ince malzemeler ise kirmizi renklidir. MuÅŸ Ovasi’nin kuzey kismindaki tersiyer çokellerinden kaynaklanan aluvyal malzeme beyazimsi renkte ve kireçili oldugu halde, Bitlis Daglarından gelen derelerin oluÅŸturdugu aluvyal ve koluvyal depolar kireçsiz, koyu renkli ve yer yer kirmizimsidir.
 Birikinti konilerinin orta kesiminde kaba olan malzemeler, kenarlara dogru incelir; ayni ÅŸekilde yuzer halde taÅŸinan killerin biriktigi terkedilmiÅŸ akarsu yatakları ve artbataklik depolarındaki aluvyonlar veya aluvyal topraklar killidir. Ornegin, Çukurova’da Ceyhan ve Seyhan nehirlerinin eski taÅŸkın yataklarında, MuÅŸ Ovasi’nda terkedilmiÅŸ mecralarda, Koycegiz Golu çevresinde, Dalaman Nehri’nin sirt ardi alanlarında, Konya Havzasi’nda artbataklik depolarındaki malzemeler genellikle killidir. Hatta bu sahalarda gri ve kahverenginde ÅŸiÅŸen killer (smektit) bulunur.
Dag etegi ovalannda örgülü mecra depolannin bulundugu alanlarda akarsulann sik sik yatak degiştirmeleri ve birikmede meydana gelen surekli degişmeler kisa mesafelerde depo tekstürunun farklilaşmasina neden olur.
Bu bakimdan kisa mesafelerde kumlu-milli-çakilli, hatta killi depolara sik sik rastlanihr. Soz konusu durum, Bozdaglann eteklerinde uzanan eski dag etegi ovalannda ve Konya Havzasi’nin orta kesimi ile guneydeki daglik alanlar ve Harran Ovasi’nin kenarlan ile iç kisimlan arasinda gorulur.
 Diger taraftan, taban suyu seviyesinin yuksek oldugu aluvyal alanlarda veya yilin bir bolumünde su altinda kalan sahalarda Hidromorfik aluvyal, deniz kenarında tuzlusu etkisi altinda kalan sahalarda Tuzlu aluvyal topraklar yer alır.
TaÅŸkin ve millenmeye ugramayan aluvyal sahalarda ve birikinti yelpa-zeleri uzerinde geliÅŸmiÅŸ topraklarda A ve nadiren de B horizonu gorulur. Mesela Konya Havzasi’nda Camurluk birikinti yelpazesinde ve diger eski birikinti yelpazeleri uzerinde bolgenin iklim ÅŸartlarını yansitan topraklar geliÅŸmektedir.
KOLÜVYAL TOPRAKLAR
Dagların eteklerinden ve yamaçlardan gerek yer çekiminin gerekse yüzeysel akima geçen sularin etkisi ile tasinan çakilli, kumlu malzemeler yamaçların eteklerinde birikir. Dagların etekleri ve yamaçlanndaki koseli çakıllı, kumlu depolar koluvyal depo ve/veya koluvyal toprak olarak adlandirılır.
 Koluvyal depolarda sık sık hem renk hem de malzeme ebadında zengismeler gorulur. Bu durum yamaçtaki asinmanin etkisini açik olarak yansitir. Koluvyal depolardaki kaba elemanlı seviyeler sjddetli erozyonu, ince elemanlı ve koyu renkli seviyeler ise asinmanin yavas oldugunu gosterir.
Buna ait tipik ornekler, Bozdagların kuzey eteklerinde, Kuzey Anadolu Daglarınin guney, Toros Daglarınin muhtelif Kesimlerinde gorulur. Bornova Ovasi’nda Pinarbasi-Isikkent arasinda ovanin guney kesimindeki yamaçlarda gorülen kirmizi renkli kireçtasi çakilları barındiran seviyeler, yamaçtaki asinmanin durdugunu ve toprak olusumunun basladigini, organik madde içeren koyu renkli ve duzensiz istiflenme gosteren seviyeler ise asinmanin ÅŸiddetli oldugunu ve yamaçtan ÅŸiddetli olarak süprulen malzemelerin yigildigini ve belki de bir yangm akabinde depolandigini ima eder. Koluvyal toprakların en fazla yaygın oldugu kesimler, Bozdagların kuzey, Aydin Daglarınin guney yamaçlannda gorulur. Burada dikey faylanma sonucu oluÅŸan oluklann kenarlanna daglardan tasinan malzemeler birikerek kalinhgi daglann yamacinda 100 m’yi asan kahn kolüvyal depolar olus-mustur. Nitekim, Bozdagların Turgutlu-AlaÅŸehir arasındaki kuzey yamaçlan kalın koluvyal depolar meydana gelmistir. Bu depolar; gnays, mikasist, kuvarsit sist gibi silis miktan fazla olan ana materyallerin aynsmasi ve asinmasi sonucu hasil olan çogunlukla kumlu malzemenin birikmesiyle olusmustur. Bu nedenle koluvyal depo veya topraklarda kum ve toz (mil) miktan fazla olup çogunluklu balçik ve kumlu balçik bünyededir.
Ayni ozellikteki yamaç ve etek depolan, Aydin Daglarınin kuzey yamaç ve eteklerinde Büyük Menderes grabeninin yer yer orta kesimine kadar uzanan alanlarda gorulur. Fizyolojik derinligi son derece fazla olan gerek Aydin gerekse Bozdagların eteklerindeki bu koluvyal depolaların egimli yamaçlan derin oyuntularla parçalanmis durumdadir. Bunun nedeni, depodaki kum ve mil boyutundaki malzemelerin yuzeysel akima geçen sularla kolayca tasinmalan, kuçük kanalciklardan akan sulann kisa sürede yataklanni genisleterek derin oyuntulara donüsturmeleri ile ilgilidir. Bozdagların eteklerindeki bu kumlu toprak veya depolar üzerinde üzüm bagları, Aydin Daglannin eteklerinde ise incir baglan yer almaktadir. Buralarda üretilen çekirdeksiz uztim ve incir, gerekse ülkemiz gerekse dunya olçusunde monopol durumdadir.
VOLKANiK REGOSOLLAR
Patlamali volkanik puskürmelerle hasil olan ve cogunlugunu kum ebadindaki asit volkanik malzemeler ve ozellikle tüfler üzerinde kumlu topraklar bulunur. Ornegin Isparta Golcük çevresinde andezitik-trakitik aglomeralar, tüf ve taneli (piroklastik) malzemeler ve bunlanri arasinda ye: yer sünger (pomza) taslanndan ibaret depolar, tipik volkanik Regosollari oluÅŸturur. Iç Anadolu’nun güneydogusundaki Kapadokya Yoresi’nde Üst Miyosen-Alt Pliyosen sirasinda çikan volkanik malzeme üzerinde ancak birkaç cm kalinlıginda bir A horizonu gelismis bulunur. Dogal dengesini kaybetmis olan yamaçlar boyunca devamli akmalar gorulür. Bu volkanik Regosollann % 90-95′i kum ebadindaki malzemelerden ibarettir. Ayni durum Kuzeydogu Anadolu’daki volkanik alanlarda, ozellikle. Sankamis-Horasan arasinda, Van Golü’nun kuzey kesiminde butun açikligi ile gorulür. Gerçekten, Sarikamis civarinda obsidiyen içeren kalin tuf depolan da tamamen kumlu bunyede olup ancak duz alanlarda birkaç cm kalinlıginda A horizonu ihtiva eder.
 Volkanik regosollar, ayni zamanda kumlu topraklan seven bitkilerin yetistigi ortamlardir. Bu depo/topraklar uzerinde nemli, yankurak-soguk iklim kosullan altmda sançam (Sankamis çevresinde oidugu gibi), Akdeniz iklim kosulları altında fistikçami ormanları mukemmel gelisme gosterir.
LiTOSOLLAR (TAÅžLI TOPRAKLAR)
Litosollar, çok engebeli daglik alanlanmizda asinma ve ana materyalin birlikte sekillendigi, meydana getirdigi tasli, çakilli topraklardir. Bitki ortusunden yoksun veya bitki ortusu bakimindan zayif ve dogal dengesini kaybetmis olan yamaçlar boyunca erozyonun aktif olarak devam etmesi, çozulmenin de sürekli olmasi, tasli taprakların olusmasina neden olur. Yani çozülen malzemenin devamli olarak tasınmasi, toprak olusumunun baslangiç safhasinın bulundugu noktada kalmasına yol açar. Ana materyalin kumtasi, çakiltasi, aglomera, kireçtasi, kristalen sist, kuvarsitlerden ibaret oldugu alanlarda ayrısma urunleri, çogunlukla çakil ve kum boyutundaki malzemeden ibarettir. Bu nedenle yamaçlarda tasli topraklar hakim durumdadir.
Toros Daglarınin karstik alanları, ozellikle Taseli Platosu’ndaki sahalar, Bozdaglar, Aydin ve Bitlis daglarındaki gnays, mikasist ile mermer ve kuvarsitlerden ibaret yamaçlar, Kaçkar Dagındaki granit kutleleri, Yukarı Çoruh Havzasi’ndaki andezit, bazalt ve trakitler ile kaba malzemeli flislerin yer aldigi kesimler, Karaburun Yanmadasi’ndaki aglomeralar, İç Anadolu, Dogu Anadolu ve Kibrıscik (Bolu) dolaylarındaki volkanik alanlann egimli yamaçlan tasli topraklarla (Litosollar) kaplı durumdadir.
Diger taraftan, bitki ortusu son derece seyrek olan duz ve duze yakin alanlarda da Litosollar gorulur. Bu sahalarda, yagmur damlasi erozyon ile toprakta bulunan ince malzemeler tasınmakta oldugundan yer yer Litosollar bulunur. Ornegin Taseli Platosu’nun jç Anadolu’ya bakan kisimlan, Bozdag ve Aydin Daglarınin subalpin sahalarında bu durum hakimdir.
Fizyolojik derinligi fazla olan Litosollar (tasli topraklar), ormanların en iyi yetistigi alanlar arasındadir. Buralarda hava ve su dolaşiminın iyi olmasi, agaçlarda kok gelişmesini olumlu yonde etkilemektedir. Ayrıca, kapilarite ile su kaybi yok denece kadar az olmaktadir. Bu duruma baglı olarak derin ayrısmis Litosollar uzerinde oldukça gur orman ortusu gorulmektedir.
KAYNAKÇA:
Prof. Dr. h.c. Atalay. İ. Toprak Oluşumu Sınıflandırması ve Coğrafyası
Prof. Dr. h.c. Atalay. İ. Türkiye Coğrafyası Ve Jeopolitiği
#2
Yazılar (RSS)