ŞİFALI SULAR-KAPLICALAR
ahmetgokcepinar tarafından jeomorfoloji, Turizm, gezelim görelim, Türkiye ile ilgili olarak yayınlandı.#3

Halk arasında “ılıca”,”kaplıca”, “içmece”,”çermik”,”girme” gibi deÄŸiÅŸik isimler takılmıştır kaplıcalara. Tıpta ise “maden suları” adı verilir.. Bu sular, yirmi dereceyi aÅŸan sıcaklıkları ve ihtiva ettikleri maden tuzları ile ÅŸifa potansiyeli taşırlar. BileÅŸimlerinde ayrıca karbondioksit ve kükürtlü hidrojen gibi gazları veya radyoaktif elemanları taşırlar.
“Kadın hastalıkları”ndan mide aÄŸrılarına, egzamadan solunum yolu rahatsızlıklarına kadar bir çok hastalığa iyi gelirler.
ŞİMDİ KAPLICA ZAMANI
Stres ve strese bağlı rahatsızlıklar için termal merkezler en ideali. Daima sıcak olan bir suyun içinde olmak ne güzel. Yeniden doğma gibi bir duygu bu.. Sağlık açısından son derece faydalı olan bu merkezlerde tatil yapmak isteyen çok insan var. Her termalin sıcaklıkları ve suyun içindeki maden ve minerallerin oranı farklı. Hemen hepsinde sudan yararlanma şekli de aynı değil. Kimileri yalnızca banyo amaçlı olurken, kimi merkezlerden hem içme hem de banyo şeklinde yararlanılıyor.
GÜZELLİK ILICASI
Bergama’ya 4 km. uzaklıkta bulunan güzellik ılıcası kubbeli ve iki mermer havuzlu bir kaplıcaya sahiptir. Bergama Kralı Eumenes döneminde kurulduÄŸu belirtilen kaplıca ”Eskülap banyoları” adı ile yüzyıllarca ününü sürdürmüştür. Bugün aÄŸaçlık bir alanda bulunan kaplıca bitiÅŸiÄŸinde Bergama Belediyesine ait bir otel ve bungolovlar bulunmaktadır.
ÇEŞME ILICALARI
İzmir - ÇeÅŸme yolu üzerinde ve ÇeÅŸme’ye 5 km. uzaklıkta deniz kıyısında bulunan ÇeÅŸme Ilıcaları plajı ve ılıcası aynı yerde olan dünyanın en ilginç ve zor bulunur ılıcalarından biridir. Suların sıcaklığı 58 derece dolayındadır. İçinde sodyum klorür, potasyum klorür ve magnezyum klorür bulunmaktadır. Romatizmanın kronik her ÅŸekli, gut ÅŸiÅŸmanlık gibi metabolizma bozuklukları ile raÅŸitizm, kadın, deri, hastalıkları, karaciÄŸer ve idrar yollarının aÄŸrılı hastalıklarında yararlı olmaktadır. Kaplıca civarında modern konaklama tesisleri mevcuttur. Ayrıca bu konaklama tesislerinde termal özellikte havuz ve banyolar bulunmaktadır. ÇeÅŸme kaplıcalarına ulaşım üçkuyulardan kalkan ÇeÅŸme otobüsleri ile mümkündür.
BAYINDIR ILICALARI
Bayındır Ilıcası, Bayındır’ın kuzeydoÄŸusunda Turgutlu yolu üzerinde 8 km. uzaklıktaki Ergendi Ilıcası Dereköy kaplıcasından oluÅŸmaktadır. Birbirlerine 15 dakika uzaklıkta bulunan kaplıcalardaki su sıcaklığı ortalama 40 c’ dolayındadır. Kükürt ve sodyum bikarbonat ihtiva eden kaplıcaların daha çok romatizma ve deri hastalıklarının tedavisinde baÅŸarılı olduÄŸu belirtilmektedir.
DİKKAT: Fakat doktora danışmadan, kulaktan dolma bilgi ile kaplıcaya gitmemek gerekir. Hangi kaplıcanın hastalığınıza iyi geleceğine, ne kadar müddetle faydalanacağınıza ancak doktor karar vermelidir. Günde kaç defa, ne zaman ve ne miktarda içileceği yine doktor tarafından tavsiye edilmiş olmalıdır
Her kaplıcanın özelliğine göre bir faydalanma şekli vardır. Kiminin suyunu içerken kimi ile banyo yapılır. Bir diğerinin çamur veya buharından istifade edilir.
HAVZA VE LADİK KAPLICALARI
Havza Karadeniz’in en önemli kaplıca merkezlerinden biridir. Yeni ve eski binalardan oluÅŸan 5 hamamın yanı sıra termal otel ve moteller de mevcuttur. Birçok hastalığa derman olduÄŸu söylenmektedir. Yine Ladik ilçesinde bulunan kaplıca, tedavi ve kür uygulamalarında içerdiÄŸi radyoaktif elemanlarından dolayı “Gençlik Suyu” da denilmektedir.
Deltada, 19 Mayıs ilçesi, Yörükler mevkiinde ilkbaharda tabanı tamamen suyla kaplanan yaprakdöker aÄŸaçlardan oluÅŸmuÅŸ Galeriç ormanı yaban hayatı açısından oldukça ilgi çekicidir. Samsun, termal turizm açısından da önemli merkezlere sahiptir. Havza ve Ladik Kaplıcaları 2000 yılından beri bilinen saÄŸlık merkezleridir. Havza 25 Mayıs Termal tesisleri Turizm Bakanlığınca termal Turizm Merkezi olarak ilan edilmiÅŸtir. Ladik’teki Hamamayağı kaplıcası ise ülkemizdeki birinci derecede önemli ve öncelikli kaplıca merkezlerindendir.
Havza ve Ladik’deki kaplıca sularının baÅŸta romatizmal hastalıklar olmak üzere, kadın hastalıkları, sinirsel hastalıklar, eklem ve kireçlenme gibi hastalıkların tedavisinde olumlu etki yaptıkları tıbbi olarak kanıtlanmıştır.
BALÇOVA KAPLICALARI
Homeros’un destanlarında ve coÄŸrafyacı Strabon’un eserlerinde adı geçen ”Agamennon Kaplıcaları” antik dönemlerden bu güne ÅŸifa yurdu olarak kullanılmaktadır. İonların Ege sahillerine geçtiÄŸi dönemlerde, İskender ordularından bir grubun yaralarını tedavi ettikleri bu kaplıcalar, o dönemde büyük kullanıma sahip olmuÅŸ, tesisler inÅŸa edilmiÅŸ ve geliÅŸtirilmiÅŸtir. Burada bugun antik dönem kalıntılarına rastlanmamakla birlikte, tarihi kaynaklardan kaplıcalar geçmiÅŸi hakkında bilgi edinilmektedir.
Banyo Kürleri: Sıcaklıkları vücut ısısına yakın olan (35-38) maden suları ile gerçekleÅŸtirilir. Küvet veya havuz gibi bir yere biriktirilen suya bütün vücut ile girilirse buna “tam banyo”; yarı beline kadar girilirse “yarı banyo” denir. Suyu bol olan kaplıcalarda “duÅŸ banyoları” da yapılmaktadır. Buhar Kürleri: Sıcaklıkları vücut ısısının üzerinde olan maden sularının buharından istifade edilmektedir. Tavandan veya tabandan açılan deliklerden fışkıran buharlar teneffüs edilerek (iç çekilerek) ÅŸifa aranır. Ayrıca fışkıran buharlar dış derimize temas ederek cildimize de tesirli olur. İçme Kürleri: Bazı maden suları ihtiva ettikleri minerallerin özelliÄŸinden dolayı içilmekle fayda verirler. Günde kaç defa, ne zaman ve ne miktarda içileceÄŸi yine doktor tarafından tavsiye edilmiÅŸ olmalıdır. Çamur Kürleri: Maden sularıyla senelerce ıslak kalarak çamur halini almış olan kaplıca toprağı, madensel tuzlara doymuÅŸtur. Bu çamur gözenekleden içeriye sızarak dokulara nüfuz eder. Hangi tür kaplıca hangi hastalığa iyi geliyor? Tıklayınız
HASTALIKLARA GöRE KAPLICALAR
ROMATİZMALARDA
1- İltihab” Romatizma (Artrit): AteÅŸ, mafsallarda aÄŸrı, ÅŸiÅŸlik, kızarıklık ve hareket güçlüğü, halsizlik, iÅŸtahsızlık ÅŸeklinde kendisini belli eder. Kalbi ve sinir sistemini etkileyen; çocuklarda ve yetiÅŸkinlerde görülen bir hastalıktır. AteÅŸli ve sükunetli devreleri vardır. AteÅŸli devrede kaplıca tedavisi yerine yatakta istirahat ve ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi müsbet netice verip hasta ateÅŸli devreyi atlattıktan sonra kaplıca destekleyici bir tedavi olarak tavsiye edilebilir. Bu durumda kaplıcanın ÅŸu faydaları görülecektir: *Mafsallardaki aÄŸrılar azalır.
*Ateş ve nabız normale döner.
*Halsizlik ve iştahsızlık sona erer; hasta kendisini daha zinde hisseder. *Kansızlık ve kanda görülen romatizmal bulgular ortadan kalkar. *Yeni nöbetler engellenmiş olur.
2- Yaşlılık Romatizması (Osteoartrit) Genellikle elli yaşın üzerindeki erkeklerde görülür. Geçmişte hastalanmış veya kaza geçirmiş eklemleri tutar. Eklemler şişer ve hareket sırasında çok ağrı verir. Parmak kemiklerinin uç eklemlerine yakın yerlerde kemik büyümesi görülebilir. Ağırlık taşıyan eklemler, hareket sırasında gıcırtılı bir ses çıkarır. Hastalık ilerlemiş ise; istirahat, fizikoterapi ve ortopedik müdahaleden sonra ancak kaplıca tedavisi uygulanabilir.
3- Bir Hastalık Sonrasında Ortaya çıkan Romatizma (Romatoit Artrit)
Genellikle, yirmi-kırk yaş arası kadınlarda görülür. Sebebi tam bilinmemekle beraber, iltihabi bir kadın hastalığından sonra ortaya çıktığı için; bir çeşit bağışıklık reaksiyonu olduğu sanılmaktadır. El ve ayakların ufak eklemlerinde, altçene kemiğinin kafatasına birleştiği yerde, köprücük ve göğüs kemiği eklemlerinde ağrı ile birlikte şişlikler görülür. Hastalığın ilerlemesini beklemeden bir doktora müracaat edilirse, kaplıca tedavisi çok iyi neticeler verecektir.
4- Doku Harabiyeti ile Neticelenen Romatizmalar (Fibrozit)
Mafsal ağrıları ve tutuklukları ile birlikte; erkeklerde damar sertliği, kadınlarda şişmanlama eğilimi görülür. Eklem yerlerindeki bağ doku iltihaplanma sonucu yıkıma uğrar ve tutukluklara sebep olur. İlerlemesi halinde hastada iştahsızlık, hareketsizlik ve beslenme bozuklukları görülür. Zaman zaman vücut ateşinde yükselmeler olur. Kaplıca tedavisinin iyi neticeler verdiği gözlenmiştir.
5- Ameliyat Sonrası Ortaya çıkan Eklem Tutuklukları
çeşitli iş kazaları sırasında, hareket sistemlerinde meydana gelen kırık, çıkık ve ezilmelerin bazan ameliyatla tedavisi gerekmektedir. Ameliyat sonrasında cerrahi müdahale gören eklem yerlerinde ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar için de kaplıca tedavisi çok iyi neticeler vermektedir. Dikkat: Kemik tümörü olduğu teşhis edilen hastalar kesinlikle kaplıcaya gidemezler. Ayrıca, romatizma ile ilgisi olmayan, mikrobik kemik ve mafsal hastalıklarında da kaplıca tedavisi uygulanmamalıdır
KARACİĞER VE SAFRAKESESİ HASTALIKLARINDA
Siroz baÅŸlangıcında, karaciÄŸer iltihabı (hepatit) tedavisinden sonra, ailev” sarılıklarda, safra kesesi taÅŸlarının tedavisinden sonra yeni taÅŸ teÅŸekkülünü önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tenbelliÄŸinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde maden suları çok iyi neticeler vermektedir. KaraciÄŸer ve safrakesesi hastalıklarında sodalı ve sulfatlı sular kullanılmaktadır. Dikkat: İlerlemiÅŸ siroz ve hepatit hastalıklarında kaplıcaya gidilmemelidir. Kanama ve akıntıyı artıracağından tehlikeli sonuçlar doÄŸurması kuvvetle muhtemeldir.
KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDA
Halk arasında, “tansiyonu olanlar sıcak suya girmemelidir” gibi yanlış bir inanç vardır. İster yüksek tansiyonunuz, ister düşük tansiyonunuz olsun sıcak su kaplıcalarına gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz. Zira, sıcak maden sularının tansiyonu normal seviyeye getirici sihirli bir tesiri vardır. Kalp çarpıntısı ve asab” tansiyonu olanlar da aynı ÅŸekilde çekinmeden kaplıcadan istifade edebilirler. Damar sertliÄŸine baÄŸlı tansiyonlarda maden suları çok iyi netice vermekte, kalbin ve dokuların solunumunu artırarak damarları geniÅŸletmektedir. Böylece kan dolaşımını normal seviyeye getirmektedir. Dikkat: EÄŸer tansiyonun sebebi iç salgı bezlerindeki bir tümör ise, hastanın öncelikle ilaçla tedavisi ÅŸarttır. Tedavi iyi netice verdikten sonra, damarların bozulan dengesini düzeltmek için kaplıcaya gidilebilir. Kalp yetersizliÄŸinden muzdarip olan hastalar ancak doktor kontrolünde kaplıcadan faydalanmalıdırlar. Toplar damar hastalıklarında kaplıcanın son derece etkili olduÄŸu ve varis teÅŸekkülünü önleyici bir rol oynadığı bilinmektedir. İçme ÅŸeklinde tatbik edilen sülfatlı ve bikarbonatlı maden suları böbrek rahatsızlıklarına iyi gelmekte ve vücuttan bol miktarda su atılmasını saÄŸlamaktadır. Karbondioksitli sıcak sular, tansiyon düşürücüdür. Kan dolaşımını hızlandırır. Tuzlu ve iyotlu sıcak sular, iltihap kuruturken; radyoaktif sıcak sular da aÄŸrı dindirici ve sinirleri teskin edici özelliÄŸe sahiptir. Bunların ne kadar müddetle ne miktarda alınacağı mutlaka doktora danışılmalıdır.
ŞİŞMANLIK TEDAVİSİNDE
Banyo ve içme kürleri ÅŸeklinde tatbik edilen ve halk arasında “acı su” diye bilinen sülfatlı sular, vücutta depolanmış yaÄŸları yakarak fazla kiloları attırır. BöbreÄŸin faaliyetini hızlandırarak vücuttan su ve tuzun bol miktarda boÅŸalmasını temin eder. Ayrıca karaciÄŸeri tembih ederek kandaki zararlı partikülleri temizler.
ÅžEKER HASTALIÄžINDA
Maden sularının vücuttaki inselin ifrazatını artırdığı tespit edilmiştir. İnselin ise vücudun şeker kullanmasını sağlar. Ensülinin etkisi iki yönlüdür: 1. Şekerin kandan dokulara geçiş hızını artırır. 2. Karaciğerin kana şeker verme hızını azaltır. Şeker hastaları sodalı suları, içme ve banyo kürleri olarak alır. Kükürtlü suları ise yalnız banyo şeklinde alır.
DAMLA (GUT) HASTALIÄžINDA
Tıp dilinde “Mikris” adı verilen bu hastalığın belirtileri şöyle sıralanabilir: * Genellikle ayak baÅŸparmağında aniden gelen aÄŸrı ve sancı ile kendisini belli eder. Parmaklarda parlak bir kızarıklık görülür. * Sonra el baÅŸparmakları, diÄŸer parmaklar, diz kapakları, el bilekleri ve dirseklerde aÄŸrı ile birlikte ÅŸiÅŸlikler baÅŸlar. * Hastada hafif ateÅŸ ve iÅŸtahsızlık görülür. * Tedavi edilmemesi halinde hastalık kronikleÅŸir. Eklemlerde ÅŸekilsizlik ve ürik asit kristalleri birikimi olur. Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi sadece Gut hastalığında görüldüğünden “Romatizma” ile karıştırılmamalıdır. Sebebi bilinmemekle beraber aşırı beslenen kiÅŸilerde sık rastlanmaktadır. Kanı ürik asitten temi^,zlemek için, hastalığın baÅŸlangıcında, sülfatlı sular çok iyi netice vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal aÄŸrılarının giderilmesinde kullanılabilir. Gut hastalığı ile birlikte böbrekte taÅŸ teÅŸekkül etmiÅŸ ise; sodalı su içmesini tavsiye edeceÄŸiz.
BöBREK HASTALIKLARINDA
Halk arasında “acı su” tabir edilen az mineralli sülfatlı sular, böbrek rahatsızlığından muzdarip hastalara çok iyi gelmektedir. Bu suların, idrardaki albümin oranını azaltıcı ve kanda birikmiÅŸ olan zehiri vücuttan dışarı atıcı tesirleri vardır. Ayrıca böbrek taÅŸlarını erittiÄŸi gibi, yeni taÅŸların oluÅŸmasını da engellemektedir. Sülfatlı sular, aç karnına, günde iki defa, bir-iki bardak içilerek alınır.
HANGİ İLLERİMİZ KAPLICALAR BAKIMINDAN ZENGİN?
Kaplıcalarımız iltihaplı olmayan mafsal kireçlenmelerine ve yumuşak doku hastalıklarına iyi gelir. Bazı kaplıcalar da romatizmanın dışındaki pek çok hastalığa iyi gelebilir.
ADAPAZARI: Kuzuluk kaplıcaları
AFYON: Gazlı Göl, Sandıklı, Oruçoğlu kaplıcaları
ANKARA: Kızılcahamam, Haymana ve Beypazarı kaplıcaları
AMASYA:Terziköy Kaplıcası, Gözlek Kaplıcası
AYDIN: Ortakçı, Alangülü, Kızıldere kaplıcaları
BALIKESİR: Gönen ve Kepekler kaplıcaları
BOLU: Termal kaplıcaları
BURSA: Armutlu, Oylat, Vakıfbahçe kaplıcaları ve Çekirge’deki kaplıcalar
ÇORUM: (Mecitözü) Beke
DENİZLİ: Pamukkale’deki kaplıcalar
DİYARBAKIR: Çermik’teki kaplıcalar
ERZURUM: Hasankale Pasinler’deki kaplıcalar
İSTANBUL: Tuzla’daki kaplıcalar
İZMİR: Balçova ve ÇeÅŸme’deki kaplıcalar
KAYSERİ: Bayramhacı kaplıcaları
KIRŞEHİR: Terme kaplıcaları
KONYA: Ilgın kaplıcaları
KÜTAHYA: Simav, Gediz ve Yoncalı kaplıcaları
MANİSA: Salihli, Kurşunlu kaplıcaları
MARDİN: Germiob kaplıcaları
NEVŞEHİR: Kozaklı kaplıcaları
NİĞDE: Çiftehan ve Ziga Çelikli kaynak kaplıcaları
ORDU: Ilıcalar
OSMANİYE: Erzin, Haruniye
RİZE: Çamlıhemşin kaplıcaları
SAMSUN: Havza’daki kaplıcalar
SİVAS: Kangal, Balıklı, Çermik kaplıcaları
SİİRT: Garnave ve Hesta kaplıcaları
YALOVA: Termal kaplıcaları
YOZGAT: Boğazlıyan kaplıcaları
#2
Yazılar (RSS)