coğrafya cografya haber kuresel isinma global warning gunes ders kitap doga cevre ekoloji enerji ödev odev not dunya uzay evren geri donusum temiz yeşil yesil ekolojik organik tarım turkiye

Anket

Sizce Ülkemizin Nükleer Santrale Ihtiyaci var mi?
View Results

#3

TÜRKİYE KURAKLIK ALARMI VERİYOR…
Miting meydanlarında ekonomik sorunlar, terör tartışması ve üniversite sınavlarının kaldırılması gibi vaatler öne çıkarken kuraklık, su kaynaklarının tükenmesi ve tarımsal üretimde alarm veren gelişmeler seçim gündeminin alt sıralarında yer bulabiliyor.

Ama her gün Türkiye’nin dört bir yanından gelen çölleÅŸme manzaraları, kuraklığın ülkemizi nasıl tehdit ettiÄŸini ve önlem almadığımız takdirde artık çok geç olacağını gözler önüne seriyor.Burdur’un YeÅŸilova ilçesinde, her yıl yaz sonunda suyu çekilen Yarışlı Gölü, bu yıl yaz başında kurudu ve göl alanı çöle döndü. BaÅŸta flamingolar olmak üzere angut, dikkuyruk ve çeÅŸitli göçmen kuÅŸların uÄŸrak yeri olan göl bu yıl daha önce hiç olmadığı kadar kurudu. Yarışlı Köyü Muhtarı YaÅŸar Akköprü, “Flamingoların artık buraya gelmemesinden korkuyoruz” diyor ve ekliyor: “Gölün batısında ve kuzeyinde, hububat ve afyon ekimi yapılan tarım alanları var. Gölü besleyen tatlısu kaynaklarının sulama amaçlı kullanılması, kurumayı hızlandırdı. Kuraklık hem köylüyü periÅŸan ediyor, hem doÄŸal güzelliklerimize zarar veriyor.”

VAN GÖLÜ DE KURUYOR
Türkiye’yi tehdit eden kuraklıkla ilgili bir diÄŸer ürkütücü haber de Van’dan geldi. 1987 yılından itibaren hızla yükselmeye baÅŸlayan ve bazı mahalleleri sular altında bırakan Van Gölü’nde su seviyesi 1995′ten itibaren hızla düşmeye baÅŸladı. 12 yılda 1 metre 60 santimetrelik düşüş bilim adamları tarafından “anormal” olarak deÄŸerlendiriliyor.Van Gölü’nde su seviyesinin ölçümünün 1944′ten beri yapıldığını belirten Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Fen Edebiyat Fakültesi CoÄŸrafya Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Orhan Deniz, gölün su seviyesinin 1995 yılına göre 1 metre 60 santimetre düştüğünü söylüyor ve “Bu yıllarda yükselme trendine girmesi gereken göl suyu seviyesi, aksine bir durum gösteriyor. 3-4 yıl daha bekleyeceÄŸiz. Göl yükselme trendine girmezse endiÅŸelerimiz baÅŸlayacak. Bu düşüş anormal bir deÄŸiÅŸimin baÅŸlangıcının göstergesi” diye konuÅŸuyor.Su seviyesinin düşüşüyle gölün kimyasal bileÅŸimlerinin de deÄŸiÅŸeceÄŸine dikkat çeken Deniz, şöyle devam ediyor: “Tuz konsantrasyonu ve diÄŸer bileÅŸkelerin artması baÅŸta endemik tür olan inci kefali balığı olmak üzere suda yaÅŸayan canlıları olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca göl suyunun çekilmesiyle, çevresindeki sulak alanlar ve burada yaÅŸayan kuÅŸlar da olumsuz etkilenecektir.”

ÇAYDA ADACIK OLUŞTU

Karabük’te merkezden geçen Araç Çayı’nda da su seviyesinde düşüş görülüyor. Su seviyesi yarı yarıya düşerken bazı yerlerde çayın dibi göründü. Suyun azalmasıyla ilk defa çay yatağında adacıklar ortaya çıktı.
KADIOÄžLU UYARIYOR

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji MühendisliÄŸi öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat KadıoÄŸlu, 2030 yılına kadar dünyadaki ortalama sıcaklık artışının 2 derece olmasının beklendiÄŸini söylüyor.GeçmiÅŸte 250 bin yılda bir dünyanın 1 derece ısınıp soÄŸuduÄŸunu belirten KadıoÄŸlu, 1850 yılından 2000 yılına kadar geçen 150 yıllık sürede ise dünyanın 1 derece ısındığını söyledi. KadıoÄŸlu, “Bunda 1850′li yıllarda yaÅŸanan Sanayi Devrimi’nin çok büyük etkisi var. 2030 yılına kadar dünyadaki ortalama sıcaklık artışının ise 2 derece olması bekleniyor” diyor.Bu kadar hızlı küresel ısınmaya birçok bitki ve hayvan türünün ayak uyduramayarak yok olduÄŸunu kaydeden KadıoÄŸlu, 2 derecelik sıcaklık artışının insanlık için getirdiÄŸi en önemli tehlikenin, yağışın ÅŸeklindeki deÄŸiÅŸiklik olduÄŸuna dikkati çekiyor.Küresel ısınmanın en büyük nedenlerinin başında kömür, petrol ve doÄŸalgaz kullanımının geldiÄŸini ifade eden KadıoÄŸlu, ÅŸunları söylüyor:”Torunlarımızı, geleceÄŸimizi etkileyecek bu durumun sonuçlarını düşünerek bu gidiÅŸata bir son verilmelidir. Aksi takdirde gelecek nesiller sıcak hava, orman yangınları, susuzluk, gıda zehirlenmesi, kuzey enlemlerinin ısınması ile cilt kanseri ve vektörel hastalıklarla karşı karşıya kalacak.”

GAP BÖLGESİ DE TEHDİT ALTINDA

Aşırı sıcaklar, GAP bölgesinde üretimi yapılan antepfıstığını da tehdit ediyor. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, fıstığın sıcak yüzünden daha çabuk olgunlaÅŸtığını ve erken hasat edildiÄŸini belirterek, “Fıstığın kalitesi deÄŸiÅŸme tehlikesiyle karşı karşıya. Ürün çok olsa da fıstığın içi dolu olmayabilir” dedi. Çullu, aşırı sıcakların ürün veriminde düşüşe de yol açacağını kaydetti.

#2

2 Cevap “Türkiye Kuraklık Alarmı Veriyor!”

  1. cagdassak şöyle buyurdu:

    yanar kor olurum olurum olurum yoluna yoldas olurum olurum olurum

  2. selin şöyle buyurdu:

    Arkadaşlar siteye destek olmak için anasayfadaki ‘REKLAMLAR’ başlığı altındaki linklere tıklayalım…

Cevap Yaz

TOPlist
toplistçiçekçi
Domain