Olbers’in Paradoksu
admin tarafından Uzay, coğrafyacılar, ödevler, ders konuları ile ilgili olarak yayınlandı.#3

Â
Â
Evren’in yaşı gece dışarı çıkıp,gökyüzünün siyah oluşunu not etmek kadar basit bir deneyle ıspatlanabilir.Gecenin karanlığı ile evrenin yapısı arasındaki bağ Olbers’in paradoksu(çelişkisi) olarak bilinir. Alman gökbilimci Heinrich Olbers,1823’de ortaya attığı tartışmada;evren sürekli genişlerse ve sürekli varolmuşsa,geceleri gökyüzünün aydınlık olacağını öne sürmüştür.Bu çelişki birçok mantıksal(veya o zamanlar öyleydi) bulgudan, tamamen saçma bir sonuca ulaşmıştır.tartışma şöyle gelişmiştir:
Küçük bir ağaçlıkta olduğunuzu ve etrafa baktığınızı varsayın.Eğer ağaçlık küçük ise, görüşünüz birkaç ağaçla engellenecektir fakat birçok yerden açık olacaktır.Eğer ağaçlık büyükse daha önceden boşluk olan yerlerdeki ağaçlar görüşünüzü engelleyecektir.Yani yönünüz ne olursa olsun görüşünüz bir ağaç tarafından engellenecektir.
Şimdide ağaçlıkta değilde galaksi ve yıldızların oluşturduğu evrene baktığınızı düşünün.Eğer uzay yeterli miktarda genişlerse ve bizim etrafımızdaki Local grupta olduğu gibi galaksi ve yıldızlar olursa,hangi yöne bakarsanız bakın,görüş ve doğrultunuzu bir yıldız engelleyecektir.Bunun için uzay aralarında hiç boşluk bulunmayan parıl parıl parlayan yıldızlarla dolu olmalıydı.Bu yakınlıktaki yıldızlardan o kadar çok sayıda var ki,saçma gelse bile,toplam ışıkları çok fazla olmalıydı.Diğer bir deyişle geceleyin uzay karanlık olamazdı.Bu tartışma mantığa aykırıdır çünkü birinin yapabileceği en basit gözlem,gece gökyüzünün karanlık olduğudur.İşte çelişki budur;gökyüzü gece aydınlık olmalıdır,ama değildir.Öyleyse mantığımızdaki hata nerde?
Eğer bir uzaklıktan ilerde yıldız bulunmuyorsa,çelişkinin önüne geçilmiştir.Bunun nedeni,eğer az ağaç olduğunda ağaçlığın dışındakileri görebiliyorsak,belirli sayıdaki yıldızların dışındaki karanlık uzayı da görebiliriz.Çelişki,diğer bir yolla da ışığın bir yıldızdan bize ulaşması için geçen zamanın hesaplanmasıyla da bulunabilir.Bizden 1 milyar ışık yılı uzakta olan bir yıldızın ışığının bize ulaşması için 1 milyar yıl geçmesi gerekir.Bu nedenle,böyle bir ışığı görebilmek için evrenin,ışığın bize ulaşacağı kadar süredir var olması gerekir.Yani,eğer yıldızlar milyarlarca yıldır parlamıyorsa gece uzay karanlık olacaktır.Çelişkiyi engelleyecek son bir yol ise,uzak yıldızlardan gelen ışığın evrenin genişlemesi yüzünden kızıla kaymış olmasıdır.kızıla kayma,ışığın enerjisini azaltır (uzun dalgalı ışımaların daha az enerji taşıdığını hatırlayalım) ve böylece bir çok uzak galaksi ve yıldızın ışığınıda azaltır.Bu nedenle,böyle genişleyen bir evren,geceleri uzayı karanlık yapar.
Çelişkinin Olbers’in adını hatırlatmasına rağmen,iki yüzyıl kadar önce Keppler,limitsiz bir evrende,gecenin aydınlık olması gerektiğini vurguladı ve evrenin sonlu olduğunu doğruladı.Günümüz astronomları sınırlı bir evren yaşının,sınırlı bir kozmik ufuğa (horizon) neden olduğunu düşünüyorlar.Yıldızlar,ışımalarının yayılması ve gökyüzünü aydınlık yapacak kadar çok var olmadı.Üstelik geceyi asla aydınlık yapamayacaklar çünkü tüm yakıtlarını yakacaklar .Bununla beraber,gece gökyüzünün karanlığı,sınırlı duyularımızın bir sonucudur.Eğer radyo dalgalarını görebilseydik,geceleri gökyüzü parlardı.
#2
Yazılar (RSS)
Ekim 14th, 2007 15:37'de
bu ne yaman paradoks?
Ekim 19th, 2007 23:14'de
başım ağrıdı benim yazıyı okurken böle çelişkilere gelemiorum
Ekim 20th, 2007 10:11'de
en basiti paradoks sahibinin kafası karışık olmalı.kafa karışıklığı bu tür çelişkileri getirmiş olabilir. bakanlık müfettişi olan değerli bir arkadaşım,seyrettiği bir belgeselde yıldızların muazzam büyüklüğü hakkında çok önemli tespitlerde bulunmuştu.bu paradoksu okuduğumda yanlış sonuçlara gidilmesine biraz şaşırdım ve hayret ettim.böyle akıllı insanların bu şekilde kafa karışıklığına girmelerine şaşırdım fakat yapacak bir şey yok.sadece güneş ile dünya arasında yıldızların dünyasında basit sayılabilecek 150 milyon km olduğunu düşünürsek mesele o kadar basit.bu muazzam uzaklıkta birbirini örtmek vs çok komik geliyor bana